Ceza yargılamasında temyiz, bölge adliye mahkemesi kararlarının kanunda izin verilen ölçüde Yargıtay tarafından hukuka uygunluk yönünden denetlenmesini sağlar. İstinaftan farklı olarak temyiz, esas itibarıyla yeni bir maddi vakıa yargılaması değildir; başvurunun hangi hukuka aykırılığa dayandığının gösterilmesi ve Yargıtay incelemesinin sınırlarının doğru kurulması gerekir.
1 Haziran 2024 tarihinden itibaren temyiz istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılır. Bu değişiklik nedeniyle eski kaynaklarda geçen hükmün açıklanmasından başlayan on beş günlük süre güncel başvurular bakımından uygulanmaz.
Hangi ceza kararları temyiz edilebilir?
CMK 286 uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri kural olarak temyiz edilebilir; ancak aynı maddede geniş bir kesinlik alanı düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddi ve bu cezaları artırmayan bazı bölge adliye mahkemesi kararları bunların başında gelir. Adli para cezaları, seçenek yaptırımlar ve maddede ayrıca sayılan bazı suç ve karar türleri bakımından da özel sınırlamalar vardır.
Dolayısıyla “BAM kararı verildi, artık Yargıtaya gidilir” yaklaşımı doğru değildir. Önce kararın CMK 286 kapsamında temyize açık olup olmadığı belirlenmelidir. Kesin olduğu belirtilen bir karara karşı yapılan temyiz istemi usulden reddedilebilir; temyiz yolunun kapalı olması, başka olağanüstü kanun yollarının şartlarının bulunduğu anlamına da kendiliğinden gelmez.
Ceza temyiz süresi ne zaman başlar ve nereye başvurulur?
CMK 291 uyarınca temyiz istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunulması suretiyle yapılır. Tutuklu sanığın başvurusu bakımından CMK 263 hükümleri saklıdır.
Temyiz süresinin doğru hesaplanabilmesi için gerekçeli kararın tebliğ tarihi, elektronik tebligatın hukuki sonucu ve varsa usulsüz tebligat iddiası birlikte incelenmelidir. Süre yönünden tereddüt bulunan dosyada son güne bırakılan başvuru, telafisi güç hak kaybı yaratabilir.
Temyiz dilekçesinde sebep göstermek neden önemlidir?
CMK 288 temyizin ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanacağını düzenler. CMK 294 ise temyiz edenin hükmün neden bozulmasını istediğini başvurusunda göstermesini ve temyiz sebebinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olmasını arar. Bu nedenle temyiz dilekçesi, istinaf dilekçesinden farklı bir teknikle hazırlanmalıdır.
“Deliller yanlış değerlendirildi” veya “karar hukuka aykırıdır” şeklindeki soyut ifadeler her dosyada yeterli bir temyiz stratejisi oluşturmaz. Yanlış uygulandığı ileri sürülen maddi ceza hukuku veya muhakeme kuralı, bu aykırılığın hükmün sonucuna etkisi ve varsa hukuka kesin aykırılık hali mümkün olduğunca açık biçimde gösterilmelidir. Yargıtayın inceleme kapsamı bakımından CMK 301 de başvuruda belirtilen hususlara özel önem verir.
İstinaf ile temyiz arasındaki temel fark nedir?
İstinaf, ilk derece hükmünü hem maddi mesele hem de hukuk bakımından daha geniş bir çerçevede denetleyen ikinci derece kanun yoludur. Bölge adliye mahkemesi gerektiğinde duruşma açabilir, delilleri yeniden değerlendirebilir ve yeni hüküm kurabilir. Temyizde ise Yargıtay esas itibarıyla hükmün hukuka uygunluğunu denetler.
Bu fark başvuru metnine de yansır. İstinafta olay ve delil değerlendirmesindeki hata ayrıntılı biçimde tartışılabilirken temyizde bu tartışmanın hangi hukuk kuralının yanlış uygulanmasına yol açtığı açıklanmalıdır. Aynı metnin başlığı değiştirilerek hem istinaf hem temyiz dilekçesi olarak kullanılması bu nedenle sağlıklı değildir.
Temyize cevap verilebilir mi?
Evet. CMK 297 uyarınca, hükmü veren bölge adliye mahkemesince reddedilmeyen temyiz istemine ilişkin dilekçenin bir örneği karşı tarafa tebliğ edilir. Karşı taraf tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde yazılı cevap verebilir. Dosya cevap verildikten veya cevap süresi bittikten sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi hükmü temyiz eden veya aleyhine sonuç doğabilecek taraf bakımından ilgili dairece tebliğ edildiğinde de kanunda yazılı cevap imkanı bulunmaktadır. Böylece temyiz sürecinde yalnız temyiz edenin değil, karşı tarafın ve gerektiğinde tebliğnameye muhatap tarafın hukuki görüşünü sunabileceği aşamalar vardır.
Temyiz süresi kaçırılırsa eski hale getirme gündeme gelir mi?
Kusuru olmaksızın kanuni süreyi geçiren kişi bakımından CMK 40 ve devamındaki eski hale getirme hükümleri temyiz sürecinde de gündeme gelebilir. Kanun yolunun bildirilmemesi, kişinin kusursuz kabul edildiği hallerden biri olarak düzenlenmiştir.
Ancak önce sürenin gerçekten kaçırılıp kaçırılmadığı belirlenmelidir. Usulsüz tebligatta sürenin başlangıcı ile kusursuz süre kaçırma nedeniyle eski hale getirme farklı hukuki sorunlardır. Başvurunun hangi kuruma yapılacağı, engelin ortadan kalkmasından sonraki süre ve kaçırılan işlemin de yerine getirilmesi gibi usul koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.
Yargıtay temyiz incelemesi sonunda hangi kararları verebilir?
Yargıtay, temyiz sebeplerini ve hukuka kesin aykırılık hallerini ilgili CMK hükümleri çerçevesinde inceler. Hukuka aykırılık bulunmaması halinde temyiz isteminin esastan reddi ve hükmün onanması; hukuka aykırılık saptanması halinde ise hükmün bozulması gündeme gelebilir. Kanunun izin verdiği sınırlı durumlarda Yargıtayın düzelterek karar vermesi de mümkündür.
Bozma kararı her zaman davanın sona erdiği anlamına gelmez. Dosya, bozmanın niteliğine göre yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilebilir. Bozma sonrası mahkemenin yapacağı işlem, bozmanın gerekçesi ve CMK 307 kapsamındaki usul kurallarına göre belirlenir. Bu nedenle temyiz başvurusunda yalnız “bozma” talep etmek değil, hangi hukuka aykırılığın hangi sonucu gerektirdiğini göstermek önemlidir.
Temyiz edilebilirlik sınırı nasıl kontrol edilir?
Temyiz incelemesine geçmeden önce bölge adliye mahkemesi kararının CMK m.286 kapsamında temyize açık olup olmadığı belirlenmelidir. Ceza miktarı, ilk derece hükmünün niteliği, bölge adliye mahkemesinin esastan ret veya yeni hüküm kurma biçimi ve kanunda belirli suçlar için getirilen istisnalar birlikte okunur. Bu nedenle yalnız hükümde “temyiz yolu açıktır” veya “kesindir” ibaresine bakmak yeterli değildir; kanun yolu bildiriminin yürürlükteki CMK hükümleriyle uyumlu olup olmadığı ayrıca denetlenir.
Hukuka kesin aykırılık halleri neden ayrıca incelenir?
CMK, bazı usul aykırılıklarını hükmün hukuka kesin aykırı olması sonucuna bağlar. Mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi, savunma hakkının kanunun emredici biçimde aradığı yerde sınırlandırılması veya hükmün kanunen gerekli gerekçeyi taşımaması gibi sorunlar dosyanın niteliğine göre bu çerçevede değerlendirilebilir. Temyiz dilekçesinde bu tür bir iddia varsa, soyut şekilde “adil yargılanma hakkı ihlal edildi” demek yerine hangi işlemin hangi usul güvencesini ihlal ettiği gösterilmelidir.
Aleyhe değiştirme yasağı temyizde nasıl çalışır?
Yalnız sanık veya sanık lehine kanun yoluna başvurulmuşsa, bozma sonrasında verilecek yeni hükümde cezanın önceki hükümden daha ağır hale getirilmesini sınırlayan aleyhe değiştirme yasağı gündeme gelebilir. Savcının veya katılanın sanık aleyhine başvurusunun bulunup bulunmadığı bu nedenle dosya stratejisinin parçasıdır. Yasak, her hukuki nitelendirme tartışmasını ortadan kaldırmaz; hüküm sonucunun sanık bakımından ağırlaştırılıp ağırlaştırılamayacağı yönünden değerlendirilir.
Yargıtay duruşma yapar mı?
Temyiz incelemesi kural olarak dosya üzerinden yürür; ancak CMK’nın öngördüğü şartlarda Yargıtayda duruşmalı inceleme talep edilebilir. Duruşma yapılması, istinaftaki gibi olayın ve tüm delillerin baştan görülmesi anlamına gelmez. Temyizin merkezi yine hukuka aykırılık denetimidir. Bu nedenle duruşma talebi varsa hangi hukuki uyuşmazlığın sözlü açıklamayı gerekli kıldığı ayrıca belirtilmelidir.
Bozma sonrası direnme veya uyma süreci nasıl işler?
Bozma kararı sonrasında dosyanın döndüğü mahkeme, bozmanın niteliğine ve görev kurallarına göre yeniden işlem yapar. Bozmaya uyulması halinde bozma doğrultusunda yargılama sürdürülür; kanunun izin verdiği hallerde direnme ve buna bağlı inceleme mekanizmaları gündeme gelebilir. Bozma ilamının hangi noktayı bağladığı, hangi delil veya usul işleminin yenilenmesi gerektiği ve aleyhe değiştirme yasağının bulunup bulunmadığı yeni hüküm kurulmadan önce ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Temyizde uyuşmazlık neden hukuka aykırılık ekseninde kurulur?
Temyiz dilekçesi, istinaf dilekçesinin yalnız yeni başlıkla tekrarı değildir. CMK m. 288 ve m. 294 bakımından ileri sürülen hukuka aykırılığın hangi hüküm veya usul işlemiyle bağlantılı olduğu gösterilmelidir. İlk derece mahkemesindeki maddi vakıa ve delil değerlendirmesi tartışmasının istinafta nasıl ele alındığını görmek için ceza istinaf rehberine bakılabilir.
Örneğin kararın gerekçe yükümlülüğünü karşılamaması veya belirli bir kanun hükmünün uygulanmaması iddiası, yalnız “karar haksızdır” şeklinde yazıldığında somut temyiz sebebi görünür olmaz. Ayrıca her bölge adliye mahkemesi kararı temyize tabi olmadığından CMK m. 286 kapsamındaki kanun yoluna açıklık incelemesi, dilekçenin esasından önce yapılmalıdır.
Her uyuşmazlık, somut olayın özellikleri ve mevcut deliller doğrultusunda ayrı değerlendirilir. Dosyanız bakımından uygulanabilecek hukuki yolların belirlenmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişime geçin