Finansal kiralama sözleşmesinde taksit ödemesinin gecikmesi her durumda malın derhal geri alınması sonucunu doğurmaz. Temerrüdün niteliği, sözleşme ve kanundaki bildirim/ek süre koşulları, fesih iradesi ve malın iadesine ilişkin tedbirler birlikte değerlendirilmelidir.
Finansal kiralama ile adi kira arasındaki fark
Finansal kiralama, kiralama konusu malın finansmanını ve kullanımını belirli bir sözleşmesel düzen içinde birleştirir. Ekipmanın işletmede bulunması mülkiyetin otomatik olarak kiracıya ait olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle sözleşme feshedildiğinde malın iadesi, ödenmiş taksitlerin akıbeti, bakım masrafları ve tazminat kalemleri adi kira hükümleriyle özdeş biçimde çözülemez.
6361 sayılı Kanun, finansal kiralamanın temel çerçevesini belirler. Tarafların sözleşmesi, ödeme planı, temerrüt şartları, sözleşme sonunda mülkiyetin devrine ilişkin hüküm ve sigorta-bakım yükümlülükleri birlikte okunmalıdır. İşletmenin finansal tablolarındaki muhasebe kaydı, hukuki mülkiyet ve alacak durumunu tek başına belirlemez.
Ödeme temerrüdünde fesih
6361 sayılı Kanun m. 31'e göre finansal kiralama bedelinin ödenmemesi halinde kiralayanın süre veren ihtarı önem taşır. Kanunda öngörülen kural olarak otuz günlük süre; sürenin sonunda mülkiyetin kiracıya geçeceği kararlaştırılan hallerde ise altmış günden az olamama şartı dikkate alınmalıdır. Ayrıca kanunda belirtilen tekrar eden ödeme gecikmelerine ilişkin özel fesih düzenlemesi söz konusudur.
Her gecikmiş ödeme otomatik olarak sözleşmenin sona erdiğini göstermez. Hangi taksidin ne zaman muaccel olduğu, ihtarın usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği, verilen sürenin dolduğu ve ödeme yapılıp yapılmadığı belgelendirilmelidir. Kısmi ödeme, mahsup ve yapılandırma yazışmaları fesih koşulunu etkileyebilir.
Diğer sözleşme ihlalleri
Kanun, taraflardan birinin sözleşmeye aykırı davranması sebebiyle diğer tarafın sözleşmeyi sürdürmesinin beklenemeyeceği haller için de fesih imkanı tanır. Ancak soyut «güven kaybı» ifadesi yerine sözleşme hükmü, aykırılığın ağırlığı ve ilişkinin neden sürdürülemediği ortaya konmalıdır. Malın sözleşmeye aykırı kullanılması, gerekli sigortanın yaptırılmaması veya kiralayanın kendi yükümlülüğünü yerine getirmemesi somut olayın özelliklerine göre incelenir.
Ayıbın satıcıdan mı kiralayandan mı kaynaklandığı, finansal kiralama yapısındaki üçlü ilişki nedeniyle önem kazanır. Kiracı, satıcı veya kiralayana yöneltebileceği hakları belirlerken sözleşmede hakların devri ve satıcıya karşı taleplerin hangi şekilde düzenlendiğini kontrol etmelidir.
Malın iadesi ve teminat tedbirleri
Fesih üzerine kiralama konusu malın iadesi ve muhafazası ciddi mali sonuçlar doğurabilir. Ekipmanın seri numarası, mevcut çalışma durumu, eksik parçaları, kullanım saati ve değerini ortaya koyan teslim tutanağı hazırlanmalıdır. Makine söküm veya nakliye sırasında zarar görürse sorumluluğun hangi aşamada doğduğu ayrı bir uyuşmazlık yaratabilir.
6361 sayılı Kanun m. 31'de mahkemenin ihtiyati tedbirle malı kiralayana veya üçüncü kişiye bırakması ve kiralayanın mal üzerinde tasarrufuna ilişkin özel düzenleme de bulunmaktadır. Tedbirin kapsamı, teminat ve sonradan feshin haksız bulunması halindeki tazminat riski değerlendirilmeden «malları hemen satabilir» denilmesi doğru değildir.
Tazminat ve hesap dökümü
Haksız fesih iddiasında ödenmiş taksitlerin tümünün otomatik olarak iade edilmesi ya da kalan bütün taksitlerin koşulsuz istenmesi gerektiği söylenemez. Sözleşme süresi boyunca sağlanan kullanım, kalan alacak, sözleşmesel ceza, muacceliyet, malın gerçek değeri ve zarar azaltma yükümlülüğü değerlendirilmelidir. Aynı kaybı tekrar eden kalemler ayrıştırılmalıdır.
Uygulamada her taksidin vade tarihi, faiz işlemleri, tahsilat mahsupları, malın geri alma tarihi ve sonraki ekonomik kullanımı tablo halinde hazırlanmalıdır. Bilirkişi incelemesinin hangi tartışmalı hesaba yanıt vereceği açıkça belirtilmelidir. Banka dekontları ve muhasebe kayıtlarının yanı sıra gerçek teslim ve kullanım kayıtları da önemlidir.
Başvuru öncesi kontrol listesi
İmzalı sözleşme ve ekleri, ödeme planı, ihtarlar ve tebligat kayıtları, tüm ödeme dekontları, malın teslim ve bakım belgeleri, sigorta kayıtları, değerleme ve varsa yeniden satış belgeleri birlikte toplanmalıdır. Taraflar arasında yapılan ek protokoller tek başına başlıklı sözleşmeden daha güncel yükümlülük yaratmış olabilir.
Uyuşmazlıkta görevli mahkeme, tahkim şartı, arabuluculuk ve ihtiyati tedbir koşulları farklılaşabilir. Finansal kiralama sözleşmesiyle ilgili iade talebi, para alacağı ve feshin haksızlığından doğan tazminat istemi aynı kapsamda düşünülmemelidir. İlgili dilekçe örneği seçilmeden önce somut işlemin hangi hukuki sonuca yöneldiği netleştirilmelidir.
İlgili dilekçe örneği
Temerrüt bildiriminde hesap ayrıntısı
Finansal kiralama bedeli ödenmediğinde gönderilen ihtarın hangi taksitleri kapsadığı, ödeme planındaki vade ve yapılan kısmi ödemelerle karşılaştırılmalıdır. Sözleşmede mülkiyetin sürenin sonunda kiracıya geçmesi kararlaştırılmışsa 6361 sayılı Kanun 31’deki özel süre koşulu ayrıca önem taşır. İhtarın tebliği ile ödeme için verilen sürenin sonunda gerçekleşen hukuki sonuçlar farklı tarihlerdir. Muhasebe hesabında yer alan gecikme bedelinin dayanağı, faiz türü ve temerrüt öncesi işlem görüp görmediği açıklanmalıdır. Tarafların imzaladığı yeni ödeme planı veya yapılandırma belgesi bulunuyorsa eski ihtarın etkisi somut anlaşmaya göre yeniden değerlendirilmelidir.
İade borcu ile zarar hesabının ayrılması
Sözleşme sona erdiğinde ekipmanın geri verilmesi ile kiralayanın hangi parasal haklara sahip olduğu ayrı konulardır. Ekipmanın mevcut piyasa değeri, kullanıma bağlı yıpranma, bakım borçları, sigorta tazminatı ve elde edilen satış bedeli birbirine karıştırılmamalıdır. Kiralayan malı geri aldıktan sonra tahsil edeceği bedellerde mükerrer yarar elde etmemelidir. Kiracı yönünden de malın iadesi yapılmış olsa bile önceki dönem kiralama bedeli ve geçerli tazminat kalemleri kendiliğinden ortadan kalkmayabilir. Teknik durum tespiti, teslim tutanağı ve gerekiyorsa bağımsız değerleme raporu uyuşmazlığın sağlıklı çözümüne yardımcı olur.
İhtiyati koruma ve iade uygulaması
Malın işletmede bulunması nedeniyle kiralayanın sözleşme feshi iddiasının ardından doğrudan fiili müdahalede bulunabileceği varsayılmamalıdır. İade talebinin dayanağı, uygulanabilecek yargısal yollar ve geçici hukuki koruma koşulları somut uyuşmazlığa göre değerlendirilir. Ekipmanın seri numarası, bulunduğu yer, varsa üretim hattına bağlanma şekli ve üçüncü kişilerin hak iddiaları önceden belirlenmelidir. İade sırasında düzenlenecek ayrıntılı tutanak tarafların sonraki hasar iddialarını azaltır. Kiracı ekipmandaki arızayı veya teslimden önce mevcut ayıbı ileri sürüyorsa bu savunmanın finansal kiralama ilişkisi ve tedarikçiyle bağlantısı ayrıca incelenmelidir.
Uygulamada dikkat edilmesi gerekenler
Finansal kiralama konusu üretim makinesinin sözleşme sonunda mülkiyetinin kiracıya geçip geçmeyeceği kararlaştırılmışsa temerrüt halinde uygulanacak ihtar süresi bakımından özel kural önem kazanır. Kiralayanın malın iadesini istemesi üzerine ekipmanın mevcut durumu ve söküm masrafları belgelenmelidir. Kiracının malı kullandığı dönemde yaptığı zorunlu bakım harcamaları ile sözleşme dışı iyileştirmeleri aynı kalem olarak nitelemek doğru değildir. Ayrıca ekipmanın tedarikçiden kaynaklanan ayıpları bulunduğu ileri sürülüyorsa finansal kiralama sözleşmesindeki risk ve hak devri hükümleri ayrıca okunmalıdır. Alacak hesabının gerçekte ödenmemiş taksitlerle sınırlı olup olmadığı otomatik varsayılmamalıdır.
Somut olayın hukuki değerlendirmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişime geçin