İmar Kanunu m.18 uygulaması, belediye veya yetkili idarenin maliklerin tek tek rızasını almadan belirli bir düzenleme sahasındaki taşınmazları yeniden imar parsellerine dönüştürmesine imkan verir. İşlemin kamu gücüyle tesis edilmesi, parselasyonun sınırsız olduğu anlamına gelmez. Düzenleme sahasının seçimi, düzenleme ortaklık payı, tahsis ve dağıtım ilkeleri ile şekil ve yetki unsurları yargısal denetime açıktır.
İmar Kanunu m.18 uygulaması nedir?
3194 sayılı İmar Kanunu m.18, imar planının uygulanabilmesi için düzenleme sahasındaki arsa ve arazilerin birleştirilmesi, yeniden ada ve parsellere ayrılması ve hak sahiplerine dağıtılması sistemidir. İşlem sonunda eski kadastro parseli yerine yeni imar parseli verilebilir. Malik aynı yerde ve aynı geometrik biçimde parsel verilmesini kural olarak talep edemez; ancak dağıtımın plan, mevzuat ve hakkaniyet ilkelerine uygun olması gerekir.
Düzenleme ortaklık payı ne için alınır?
Düzenleme ortaklık payı, düzenleme nedeniyle oluşan değer artışı karşılığında kanunda sayılan umumi hizmet alanlarının elde edilmesinde kullanılan kesintidir. Kesinti keyfi biçimde başka amaçlara yöneltilemez. Oranın ve kullanım amacının yürürlükteki kanuni sınırlar içinde kalması, aynı taşınmazdan mükerrer kesinti yapılmaması ve hesaplamanın düzenleme sahasının bütünü bakımından denetlenebilir olması gerekir.
Parselasyon işleminde hangi ilkeler aranır?
Dağıtım yapılırken mümkün olduğu ölçüde eski taşınmazın konumu, imar adası içindeki yeri, değer ilişkisi ve imar planındaki kullanım kararı dikkate alınır. Tahsisin teknik zorunluluk olmaksızın uzak veya belirgin şekilde dezavantajlı bir yere kaydırılması, eşdeğerlik ve dağıtım ilkeleri bakımından uyuşmazlık yaratabilir. Düzenleme cetvelleri, dağıtım haritası ve hesap tabloları birlikte incelenmelidir.
Dava hangi işleme karşı açılır?
Dava, parselasyon işleminin ve somut olaya göre bu işlemin dayanağını oluşturan ilgili kararların iptali istemiyle açılabilir. Parselasyonun imar planının doğrudan uygulaması olduğu durumlarda planın hukuka aykırılığı da belirli şartlarla tartışma konusu olabilir. Dava dilekçesinde hangi idari işlemin, hangi parsel yönünden ve hangi hukuka aykırılık sebepleriyle dava edildiği açıkça gösterilmelidir.
Dava açma süresi nasıl hesaplanır?
İdari yargıda süre kamu düzenindendir. Parselasyon işleminin ilanı, tebliği veya ilgilinin işlemi öğrendiği tarih ile varsa İYUK m.11 kapsamında yapılan idari başvuru sürenin hesabını etkileyebilir. Tek bir genel tarih varsayımıyla hareket edilmemeli; askı, tebligat ve başvuru belgeleri dosya bazında kontrol edilmelidir.
Hangi mahkeme görevlidir?
Parselasyon işlemi idari işlem niteliğinde olduğundan iptal davası idari yargıda görülür. Yetki bakımından taşınmazın bulunduğu yer ve özel yetki kuralları değerlendirilir. Dava açılmadan önce işlemi tesis eden belediye, büyükşehir belediyesi, valilik veya diğer yetkili idarenin doğru belirlenmesi gerekir.
Hangi belgeler davada önemlidir?
Encümen veya ilgili idare kararı, düzenleme sınırı, parselasyon planı, dağıtım cetvelleri, DOP hesabı, tapu kayıtları, eski ve yeni çaplar, imar planı ve askı/tebligat belgeleri temel delillerdir. Teknik hukuka aykırılıklar çoğu zaman harita ve şehircilik bilirkişisi incelemesiyle görünür hale gelir.
İptal kararı verilirse tapu kayıtları ne olur?
Parselasyonun iptali, işlemin hukuki dayanağını ortadan kaldırır; ancak tapu sicilindeki kayıtların fiilen düzeltilmesi idarenin mahkeme kararını uygulaması ve gerekli geri dönüş veya yeni parselasyon işlemlerini yapmasıyla gerçekleşir. İptal kararı, eski kaydın tapuda kendiliğinden ve aynı anda canlanması şeklinde uygulanmaz.
Yürütmenin durdurulması istenebilir mi?
İşlemin uygulanması halinde telafisi güç zarar doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları birlikte ileri sürülebiliyorsa yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Talep otomatik kabul edilmez; somut zarar ile açık hukuka aykırılık gerekçelendirilmelidir. Özellikle yeni parseller üzerinde üçüncü kişi işlemleri yapılması ihtimali somutlaştırılmalıdır.
En sık hangi hukuka aykırılıklar görülür?
Yanlış düzenleme sınırı, DOP hesabındaki hata, mükerrer kesinti, kamu alanlarının mevzuata aykırı karşılanması, eşdeğerlikten uzak dağıtım, yetkisiz merci kararı ve usul eksiklikleri tipik inceleme başlıklarıdır. Tek başına yeni parselin küçülmüş olması iptal için yeterli değildir; küçülmenin hangi hukuki veya teknik kurala aykırı olduğu ortaya konulmalıdır.
Dava öncesi nasıl bir kontrol yapılmalıdır?
Eski ve yeni tapu kayıtları yan yana çıkarılmalı, düzenleme cetvellerinden kesinti ve tahsis hesabı yeniden kurulmalı, imar planındaki kullanım kararları kontrol edilmeli ve tebliğ/askı tarihleri belgelenmelidir. Böylece soyut “parselim küçüldü” iddiası yerine ölçülebilir ve yargısal denetime elverişli hukuka aykırılıklar gösterilebilir.
İlgili hukuki konular
Mevzuat ve kaynaklar
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut olayda işlemin dayanağı, tebligat ve başvuru tarihleri, ilgili idari dosya ve güncel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.
Her uyuşmazlık, somut olayın özellikleri ve mevcut deliller doğrultusunda ayrı değerlendirilir. Dosyanız bakımından uygulanabilecek hukuki yolların belirlenmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişime geçin