İthal edilen ticari malın ayıplı çıkması halinde önce milletlerarası satış sözleşmesine CISG’nin uygulanıp uygulanmadığı belirlenmelidir. CISG uygulanıyorsa alıcının malı koşullara uygun sürede muayene etmesi ve uygunsuzluğu satıcıya yeterince somut biçimde bildirmesi önem taşır. Konteyner teslim tutanağı, açılış fotoğrafları, numune ve test raporları ile satıcıya gönderilen tarihli ihbarlar; ayıbın niteliği ve bildirim zamanını değerlendirmede birlikte kullanılmalıdır.
Önce CISG uygulanıyor mu?
İthal edilen her ürünün ayıplı çıkması uyuşmazlığında doğrudan Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanacağı varsayılamaz. Satıcının ve alıcının işyerleri farklı devletlerdeyse ve Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın uygulama koşulları oluşuyorsa CISG öne çıkabilir. Taraf devletler, sözleşmedeki uygulanacak hukuk kaydı, kapsam dışı işlemler ve CISG’nin sözleşmeyle dışlanıp dışlanmadığı araştırılmalıdır. Ürünün ticari kullanım amacı, tarafların işyeri ve sözleşmenin niteliği önemlidir. CISG bütün taşımacılık, gümrük ve ödeme uyuşmazlıklarını tek başına çözmez; kapsam dışı meselelerde uygulanacak hukuk ayrıca belirlenebilir. İthalat beyannamesi ile satım sözleşmesi farklı hukuki ilişkilerin belgesidir. İlk aşamada sipariş, teklif, genel işlem koşulları ve yazışmalar bir arada incelenmelidir.
CISG m. 35: sözleşmeye uygunluk neyi kapsar?
Malın sözleşmede belirlenen miktara, niteliğe, türüne ve ambalaja uygunluğu ilk kontroldür. Ancak açık teknik şartname bulunmadığında da malın olağan kullanım amacına veya satıcıya bildirilen özel amaca uygunluğu tartışılabilir. Numune ve model üzerinden satışlarda gönderilen partinin örnekle karşılaştırılması gerekir. Ürün üzerinde üretim tarihi, seri numarası, menşe, test standardı veya etiket bilgisi farklıysa bunun sözleşmeye aykırılık oluşturup oluşturmadığı anlaşma ve kullanım amacıyla değerlendirilir. İthalat sırasında gümrük kontrolünden geçmiş olması özel hukuk bakımından malın kusursuz teslim edildiğini kesin olarak göstermez. Aynı şekilde gümrükte düzenlenen tutanak her ticari ayıp iddiasını ispatlamaz. Sözleşmeye uygunluğun teknik delillerle gösterilmesi gerekir.
CISG m. 38 ve muayene yükümlülüğü
CISG alıcının malları koşulların elverdiği kadar kısa sürede muayene etmesini veya ettirmesini öngörür. Bu ifade her işlem için sabit bir günlük takvim anlamına gelmez. Konteynerin varış tarihi, antrepo veya depoya giriş, ürünün açılması, teknik ekipmanın devreye alınması ve kusurun ancak testte anlaşılması gibi olgular önem taşır. Taşımalı satışlarda muayenenin ertelenebilmesine ilişkin özel hükümler bulunabilir. Alıcı muayene tutanağı düzenlerken yalnız koli adedini değil ambalaj hasarı, seri numarası, ağırlık, numune ve işlev testi sonuçlarını kaydetmelidir. Boşaltma sırasında çekilen tarihli fotoğraflar daha sonra satıcının “kusur taşıma sırasında oluştu” savunmasının değerlendirilmesine yardımcı olur. Muayeneyi yapacak uzman ve kullanılan ölçüm yöntemleri de raporda belirtilmelidir.
CISG m. 39: ayıp bildiriminin içeriği ve zamanı
Alıcı kusuru öğrendikten veya öğrenmesi gerektiği zamandan itibaren makul süre içinde satıcıya ayıbın niteliğini belirten bildirim yapmalıdır. Bildirimde yalnız “mallar kalitesiz” yazılması çoğu olayda ihtilaflıdır. Hangi partiye ait kaç ürünün hangi teknik özelliği sağlamadığı, test koşulları, teslim tarihi ve talep edilen inceleme yöntemi açıklanmalıdır. CISG m. 39 kapsamında ayrıca teslimden itibaren iki yıllık üst sınır düzenlenmiştir; sözleşmesel garanti süresiyle ilişki ve istisnalar ayrıca incelenir. “Makul süre” ile iki yıllık üst sınır aynı kavram değildir. Satıcıya bildirim e-posta yoluyla yapıldıysa teslim ve alındı kayıtlarının saklanması önemlidir. Sözleşmede özel ihbar prosedürü veya iletişim adresi bulunuyorsa bu kurallar da dikkate alınmalıdır.
Satıcının bildiği kusur ve bildirim istisnaları
CISG m. 40 satıcının bildiği veya bilmemesinin mümkün olmadığı bazı sözleşmeye aykırılık olgularını alıcıya açıklamamasına ilişkin özel bir düzenleme içerir. Bu hükmün uygulanması için sırf ağır ayıp iddiası yeterli değildir; satıcının bilgisiyle bağlantılı somut olgular tartışılır. CISG m. 44 ise belirli durumlarda makul mazerete bağlı sınırlı hukuki sonuçlar doğurabilir. Bu hükümleri “bildirim yapılmasa da bütün haklar korunur” şeklinde genellemek sakıncalıdır. Teknik raporlar, satıcının önceki şikayet kayıtları, aynı partiyle ilgili diğer müşterilere verilen yanıtlar ve üretim kontrol belgeleri önem kazanabilir. Bildirim süresi geçirilmiş olsa bile hangi hakkın hangi koşullarda sürdürülebileceği ayrı incelenmelidir.
Bedel indirimi, onarım, ikame mal ve dönme
CISG m. 50 sözleşmeye uygun olmayan mallarda koşulları çerçevesinde bedel indirimi talebini düzenler. İndirim hesabı yalnız onarım faturası kadar yapılmaz; teslim anındaki uygun mal değeri ile fiili mal değeri arasındaki oran değerlendirilir. Onarım, ikame mal veya sözleşmeden dönme taleplerinin de kendine özgü şartları bulunur. Özellikle ikame mal ve dönme bakımından esaslı ihlal kavramı önemlidir. Satıcıya makul ek süre verilmesi, onarım fırsatı ve ürünün yeniden satılmış veya kullanılmış olması somut talebi etkileyebilir. Alıcının aynı ayıp için çelişkili seçimlik hakları gelişigüzel birlikte istemesi uyuşmazlığı zorlaştırabilir. Önce hedeflenen ticari sonuç belirlenip talep buna göre kurulmalıdır.
Tazminat ve zarar azaltma
CISG m. 74 ve devamı tazminat bakımından zarar, kazanç kaybı ve öngörülebilirlik gibi ölçütler içerir. Kusurlu hammadde nedeniyle üretim hattının durduğu ileri sürülüyorsa duruş süresi, kapasite kaybı ve sipariş iptalleri ticari defter ve üretim kayıtlarıyla gösterilmelidir. Zararın artmasını önlemek için alınan makul önlemler de önemlidir; ayıplı malın bozulmaya terk edilmesi veya gereksiz depolama maliyetine katlanılması her durumda karşı taraftan istenemeyebilir. Gümrük vergisi, lojistik masraf, iade nakliyesi, depolama ve ekspertiz giderleri ayrı kalemler olarak belgelenir. Sigorta şirketinden veya taşıyandan tahsil edilmiş tutarlar varsa çifte ödeme yaratmayacak bir hesap kurulmalıdır. Ticari zarar hesabı sözleşme bedeliyle sınırlı olmayabilir ama her zarar kalemi için nedensellik gerekir.
Delil zinciri ve bağımsız teknik inceleme
Ayıp iddiasında dosyanın ispat gücü üretim partisi ve ürün kimliğinin korunmasına bağlıdır. Satım sözleşmesi, sipariş teyidi, proforma ve ticari fatura, paketleme listesi, konişmento, antrepo tutanakları, fotoğraf ve test raporları kronolojik dosyada toplanır. Numune alınırken partiyle bağlantı kurulmalı; ölçüm cihazının kalibrasyonu ve test standardı kaydedilmelidir. Tarafların birlikte inceleme yapması mümkün değilse bağımsız uzman görüşü veya uygun usulle delil tespiti değerlendirilebilir. Ürünlerin tamamı inceleme yapılmadan imha veya tamir edilirse sonraki bilirkişi incelemesi güçleşebilir. Tek bir fotoğrafın ürünün teslim anında ayıplı olduğunu ispatlamayabileceği unutulmamalıdır. Teknik delil ile iletişim kayıtlarının birbirini desteklemesi gerekir.
Örnek olay ve başvuru stratejisi
Bir şirketin yurt dışından aldığı endüstriyel pompa partisinde debi değerlerinin sözleşmenin altında kaldığını varsayalım. İlk adım yalnızca “ayıplı” yazan ihtar göndermek değildir: sipariş şartnamesi, kabul testi, seri numaraları ve teslim tarihleri eşleştirilir. Hangi pompaların kullanıldığı, hangi tarihte arızanın fark edildiği ve satıcının ne zaman haberdar edildiği ayrı kaydedilir. Sonra CISG uygulaması ve bildirim süreleri incelenir; çözüm olarak onarım, ikame, bedel indirimi veya tazminatın hangisinin şartları oluşturduğu araştırılır. Sözleşmedeki tahkim, mahkeme yetkisi, uygulanacak hukuk ve ihbar hükümleri uyuşmazlık başlamadan kontrol edilmelidir. İthalatçı şirket için hızlı ticari çözüm ile dava stratejisi aynı anda değerlendirilebilir.
İlgili dilekçe
Resmi hukuki kaynak
UNCITRAL CISG resmi metin ve açıklamaları. Mevzuatın başvuru tarihinde yürürlükte bulunan metni ayrıca kontrol edilmelidir.