Miras sözleşmesi, vasiyetnameden farklı olarak taraflar arasında bağlayıcılık doğuran bir ölüme bağlı tasarruftur. Mirasbırakan bir kişiyi mirasçı atayabilir veya belirli bir kazandırmada bulunabilir; olumsuz miras sözleşmesi niteliğindeki mirastan feragat de ayrı sonuçlar doğurur. Şekil şartı, ehliyet ve sözleşmenin sonradan değiştirilmesi bu kurumun temel noktalarıdır.

Miras sözleşmesi nedir?

TMK, mirasbırakanın bir sözleşmeyle mirasını veya belirli malını sözleşmenin karşı tarafına ya da üçüncü kişiye bırakabilmesine imkan tanır. Vasiyetnameden farklı olarak karşı tarafın da katıldığı iki taraflı bir hukuki işlem söz konusudur.

Miras sözleşmesi ile vasiyetname arasındaki temel fark nedir?

Vasiyetname kural olarak tek taraflı bir ölüme bağlı tasarruftur ve Kanundaki usulle geri alınabilir. Miras sözleşmesi ise tarafları bağlar; mirasbırakanın sonradan başka tasarruflar yapabilme alanı sözleşmenin içeriği ve TMK’daki koruma hükümleriyle sınırlanabilir.

Miras sözleşmesi için hangi ehliyet gerekir?

Miras sözleşmesi yapabilmek için kişinin ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlı olmaması gerekir. Ehliyet sözleşmenin yapıldığı anda değerlendirilir. İleri yaş veya hastalık tek başına ehliyetsizlik anlamına gelmez; somut durumda ayırt etme gücü belirleyicidir.

Miras sözleşmesinin şekli nedir?

TMK, miras sözleşmesinin resmi vasiyetname şeklinde düzenlenmesini öngörür. Taraflar arzularını resmi memura aynı zamanda bildirir ve düzenlenen belgeyi resmi memur ile iki tanık önünde imzalar. Şekil şartına uyulmaması iptal sebebi doğurabilir.

Miras sözleşmesiyle hangi tasarruflar yapılabilir?

Mirasçı atama, belirli mal bırakma veya karşılıklı ölüme bağlı kazandırmalar sözleşmenin konusu olabilir. Ayrıca mirastan feragat sözleşmesi de miras hukukunda sözleşmeye dayalı önemli bir kurumdur. Her hükmün saklı pay ve emredici kurallarla ilişkisi ayrıca değerlendirilir.

Mirasbırakan sözleşmeden sonra malları üzerinde tasarruf edebilir mi?

Miras sözleşmesi yapılması mirasbırakanın malvarlığını tamamen dondurmaz. Sağlararası tasarruflar kural olarak mümkündür; ancak miras sözleşmesindeki yükümlülükle bağdaşmayan ve sözleşmeden doğan hakkı zedeleyen bazı tasarruflar ölümden sonra dava konusu olabilir.

Sözleşme tarafların anlaşmasıyla sona erdirilebilir mi?

TMK, miras sözleşmesinin tarafların yazılı anlaşmasıyla ortadan kaldırılabilmesine imkan tanır. Sona erdirme işlemi ile yeni bir miras sözleşmesi yapılması aynı şey değildir; yapılacak işlemin niteliği ve şekli somut amaca göre belirlenmelidir.

Tek taraflı ortadan kaldırma mümkün müdür?

Sözleşmeyle mirasçı atanan veya lehine kazandırma yapılan kişinin, mirasbırakana karşı mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan davranışta bulunması gibi Kanunda öngörülen hallerde mirasbırakan tek taraflı olarak sözleşmeyi ortadan kaldırabilir. Kanuni şartların gerçekleşmesi gerekir.

Karşı edim yerine getirilmezse ne olur?

Miras sözleşmesi bir karşı edime bağlanmış ve bu borç gereği gibi yerine getirilmemişse, borçlar hukuku kuralları çerçevesinde sözleşmeden dönme imkanı gündeme gelebilir. Sözleşme metni ve karşı edimin niteliği dikkatle incelenmelidir.

Miras sözleşmesine karşı hangi davalar gündeme gelebilir?

Ehliyetsizlik, irade sakatlığı, hukuka veya ahlaka aykırılık ve şekil eksikliği gibi sebepler ölüme bağlı tasarrufun iptali davasına konu olabilir. Saklı payların ihlali halinde ise şartları varsa tenkis hükümleri uygulanabilir.

Düzenleme öncesi hangi konular açık yazılmalıdır?

Kazandırmanın kapsamı, karşı edim varsa içeriği, mirasçı atama veya belirli mal bırakmanın sınırları, sözleşmenin diğer ölüme bağlı tasarruflarla ilişkisi ve tarafların sona erdirme iradesi açıklaştırılmalıdır.

Hayır. Miras sözleşmesi, mirasbırakanın ölümünden sonra sonuç doğuracak ölüme bağlı tasarruftur. Miras payının devri ise miras açıldıktan sonra mirasçıların mevcut miras payları üzerinde yaptıkları ayrı bir sözleşmedir. Taraflar, şekil şartları ve hukuki sonuçları farklı olduğu için bu iki kurum birbirinin yerine kullanılmamalıdır.

Miras sözleşmesi ile miras payının devri aynı işlem midir?

Miras sözleşmesindeki bağlayıcılık hangi tasarrufları sınırlar?

Miras sözleşmesi, sözleşmeyle üstlenilen ölüme bağlı tasarruf bakımından vasiyetnameden daha güçlü bir bağlayıcılık yaratır. Bununla birlikte mirasbırakan hayattayken malvarlığının sahibi olmaya devam eder. Sorun, sonradan yapılan karşılıksız kazandırmaların veya başka işlemlerin sözleşmeyle bağdaşmadığı iddiası ortaya çıktığında belirginleşir. Böyle bir uyuşmazlıkta sözleşmenin metni, tarafların üstlendiği edimler ve sonradan yapılan tasarrufun amacı birlikte değerlendirilir. Bu nedenle sözleşmede yalnız kimin mirasçı olacağı değil, varsa karşı edimlerin ve saklı tutulan yetkilerin de açık yazılması önemlidir.

Şekil eksikliği ortaya çıkarsa hangi hukuki yol gündeme gelir?

Miras sözleşmesi resmi vasiyetname şeklinde yapılması gereken sıkı şekle bağlı bir ölüme bağlı tasarruftur. Düzenleme sırasında tarafların ve tanıkların kanundaki koşulları taşıması, irade açıklamalarının usulüne uygun alınması ve resmi şeklin tamamlanması gerekir. Şekil eksikliği iddiası ölümden sonra mirasçılar arasında uyuşmazlığa dönüşebilir. Bu durumda belgenin yalnız başlığına değil, düzenleme sürecine ve kanuni şekil şartlarının gerçekten yerine getirilip getirilmediğine bakılır. Noterlik veya sulh hakimliği evrakı ile tanık ve düzenleme kayıtları bu nedenle önem taşır.

Miras açıldıktan sonra sözleşme nasıl uygulanır?

Mirasbırakanın ölümüyle birlikte sözleşmede öngörülen mirasçılık veya belirli mal bırakma sonuçları tereke bakımından gündeme gelir. Ancak sözleşmenin varlığı paylaşma, saklı pay, tenkis veya başka miras uyuşmazlıklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Önce sözleşmenin geçerliliği ve kapsamı, ardından terekenin aktifi ve pasifi ile diğer mirasçıların hakları birlikte değerlendirilir. Sözleşmenin bir kişiyi mirasçı ataması ile belirli bir mal veya alacak kazandırması farklı sonuçlar doğurabileceğinden, uygulamada sözleşmedeki tasarruf türünün doğru nitelendirilmesi gerekir.

İlgili hukuki konular

Mevzuat ve kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut olayın belge, tarih ve usul koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.

Her uyuşmazlık, somut olayın özellikleri ve mevcut deliller doğrultusunda ayrı değerlendirilir. Dosyanız bakımından uygulanabilecek hukuki yolların belirlenmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

İletişime geçin