Tam yargı davası, idari işlem veya eylem nedeniyle kişisel hakkı doğrudan ihlal edilen kişinin uğradığı zararın giderilmesini amaçlayan idari dava türüdür. Her idari hukuka aykırılık otomatik tazminat doğurmaz. Zarar, idari faaliyet ile zarar arasındaki illiyet bağı ve idarenin sorumluluk sebebi ayrı ayrı ortaya konulmalıdır.

Tam yargı davası nedir?

Tam yargı davasında amaç, idarenin işlem veya eylemi nedeniyle ihlal edilen kişisel hakkın parasal veya uygun hukuki giderimle karşılanmasıdır. İptal davası işlemin hukuka uygunluğunu ve ortadan kaldırılmasını hedeflerken tam yargı davası zararın giderilmesine odaklanır. İki dava türü bazı durumlarda birlikte veya birbirini izleyerek açılabilir.

Hizmet kusuru nedir?

Kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi hizmet kusuru kapsamında değerlendirilebilir. Sağlık, altyapı, kolluk, belediye hizmetleri ve idari uygulamalar çok farklı olgular içerir. Kusurun varlığı somut hizmet standardı, idarenin yükümlülüğü ve olayın koşulları üzerinden belirlenir.

Kusursuz sorumluluk mümkün müdür?

Bazı hallerde idarenin kusuru kanıtlanmasa bile risk ilkesi veya kamu külfetleri karşısında eşitlik gibi kusursuz sorumluluk ilkeleri gündeme gelebilir. Bu ilkeler her zarara uygulanmaz. Faaliyetin niteliği ve zararın olağan dışı/özel yük oluşturup oluşturmadığı değerlendirilir.

İdari işlemden doğan zarar nasıl istenir?

Bir idari işlem kişisel hakkı ihlal etmişse, işlemin iptali ile tam yargı isteminin birlikte veya kanundaki usule göre sonradan ileri sürülmesi mümkündür. İşlemin tebliğ tarihi ve iptal davasının sonucu süre hesabını etkileyebilir. Talep stratejisi baştan kurulmalıdır.

İdari eylemden doğan zararda ön başvuru gerekir mi?

İdari eylemden doğan zararlar için İYUK m.13 kapsamında idareye ön başvuru zorunluluğu ve özel süreler bulunmaktadır. Doğrudan dava açmak yerine önce ilgili idareden hakkın yerine getirilmesi istenir. Eylemin ve zararın öğrenildiği tarihler bu nedenle kritik önemdedir.

Maddi zarar nasıl hesaplanır?

Tedavi gideri, gelir kaybı, malvarlığı eksilmesi, onarım bedeli veya destek kaybı gibi zarar kalemleri olayın türüne göre değişir. Talep kalemleri belgeye ve hesap yöntemine bağlanmalıdır. Varsayımsal veya gerçekleşmemiş zararların tazmini her durumda mümkün değildir.

Manevi tazminat hangi hallerde istenir?

Kişilik değerlerinin, beden bütünlüğünün veya yaşam düzeninin ağır biçimde etkilenmesi gibi durumlarda manevi tazminat gündeme gelebilir. Manevi tazminat cezalandırma aracı değil, bozulan manevi dengeyi kısmen gidermeyi amaçlayan bir hukuki giderimdir. Olayın ağırlığı ve etkisi somutlaştırılmalıdır.

İlliyet bağı neden önemlidir?

Zararın idari işlem veya eylemden kaynaklandığı gösterilmelidir. Üçüncü kişinin ağır kusuru, zarar görenin davranışı veya mücbir sebep bazı durumlarda illiyet bağını kesebilir ya da tazminatı azaltabilir. Zaman sıralaması tek başına nedensellik ispatı değildir.

Hangi deliller kullanılır?

İdari kayıtlar, tutanaklar, sağlık belgeleri, fatura ve ücret kayıtları, fotoğraf/video, bilirkişi raporu, uzman incelemesi ve tanık anlatımları olayın niteliğine göre kullanılabilir. İdarenin elindeki kayıtların mahkemeden getirtilmesi de istenebilir.

Faiz ne zaman başlar?

Faizin başlangıcı, uyuşmazlığın türüne, idareye başvuru tarihine ve tazminat kalemine göre değişebilir. Tek bir genel faiz başlangıcı tüm tam yargı davalarına uygulanamaz. Talepte faiz türü ve başlangıç tarihi hukuki dayanağıyla birlikte gösterilmelidir.

Dava öncesi dosya nasıl hazırlanmalıdır?

Önce zarar kalemleri tek tek listelenmeli, her kalem için belge ve hesap yöntemi belirlenmeli, idarenin hangi işlem veya eyleminin zarara yol açtığı kronolojik olarak gösterilmelidir. Ardından ön başvuru gerekip gerekmediği ve dava süresi kontrol edilmelidir.

İptal kararı tazminat için tek başına yeterli midir?

Bir idari işlemin mahkemece iptal edilmiş olması, tam yargı davasında sorumluluk incelemesini güçlü biçimde etkileyebilir; ancak tazminatın otomatik sonucu değildir. Davacı ayrıca gerçek bir zarar bulunduğunu, bu zararın dava konusu idari işlem veya eylemle uygun nedensellik bağını ve tazmin edilmesi gereken miktarı ortaya koymalıdır. Zarar hesabının dayanağı dava dilekçesinde mümkün olduğunca belirginleştirilmelidir; belirsiz bırakılan kalemler yargılama ilerledikçe usul sorunları doğurabilir.

Örneğin atama veya ruhsat işleminin iptali sonrası ileri sürülen gelir kaybında, sadece işlemin hukuka aykırılığı değil kaybın gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği ve başka nedenlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı da incelenir. Bu yüzden iptal dosyasındaki karar ile zarar belgeleri ayrı delil grupları olarak hazırlanmalıdır.

İlgili hukuki konular

Mevzuat ve kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut olayda işlemin dayanağı, tebligat ve başvuru tarihleri, ilgili idari dosya ve güncel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.

Her uyuşmazlık, somut olayın özellikleri ve mevcut deliller doğrultusunda ayrı değerlendirilir. Dosyanız bakımından uygulanabilecek hukuki yolların belirlenmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

İletişime geçin