TCK m.277, görülmekte olan bir davada gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya haksızlık oluşturmak amacıyla hakim, bilirkişi ya da tanığı hukuka aykırı biçimde etkilemeye teşebbüs etmeyi cezalandırır. Her görüşme, talep veya hukuki başvuru bu suçu oluşturmaz; hukuka aykırı etkileme davranışı, özel amaç ve devam eden bir dava bağlantısı birlikte değerlendirilmelidir.

TCK 277 kimi ve hangi süreci korur?

Düzenleme, görülmekte olan davada karar veya işlem tesis eden yargı görevlisini, bilirkişiyi ve tanığı hukuka aykırı baskı veya yönlendirmeden korumayı amaçlar. Güncel madde metni, devam eden dava bağlantısını esas alır. Fiilin yargısal faaliyetin dürüst ve bağımsız yürütülmesini etkileyebilecek nitelikte olması gerekir.

Suçun oluşması için hangi amaç aranır?

Failin gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla hareket etmesi gerekir. Sırf bir karardan memnun olmadığını ifade etmek, kanun yoluna başvurmak veya usule uygun hukuki talepte bulunmak bu özel amacı göstermeden suç oluşturmaz. Amaç, kullanılan sözler, temasın zamanı, teklif veya tehdidin içeriği ve dosyayla bağlantı üzerinden değerlendirilir.

Kimler etkilenmeye çalışılırsa madde uygulanabilir?

Madde yargı görevi yapan kişiyi, bilirkişiyi veya tanığı kapsar. Hakimden belirli yönde karar vermesini istemek, bilirkişiden gerçeğe aykırı rapor hazırlamasını talep etmek veya tanığı belirli içerikte beyanda bulunmaya yöneltmek, kullanılan yöntemin hukuka aykırı olması halinde bu kapsamda incelenebilir. Mağdur sıfatı ve kişinin dosyadaki görevi açıkça belirlenmelidir.

Hukuka aykırı etkileme ne demektir?

Hukuka aykırı etkileme; tehdit, menfaat vaadi, baskı, nüfuz kullanma, ısrarlı yönlendirme veya benzeri meşru sınırı aşan davranışlarla ortaya çıkabilir. Buna karşılık avukatın usulüne uygun dilekçe vermesi, delil tartışması yapması veya tarafın açık ve yasal talepte bulunması etkileme suçu değildir. Yöntemin hukuka uygunluğu temel ayrım noktasıdır.

“Teşebbüs” ifadesi neden suçun adında yer alır?

Maddede suç tipi, etkileme sonucunun mutlaka gerçekleşmesini değil hukuka aykırı etkilemeye teşebbüs edilmesini cezalandırır. Hakim kararını değiştirmese, bilirkişi raporunu aynı şekilde düzenlese veya tanık yönlendirmeyi reddetse dahi hareket suç tipini oluşturabilir. Sonucun gerçekleşmemesi bu nedenle tek başına suçun oluşmasını engellemez.

İltimas derecesini geçmeyen davranışın sonucu nedir?

TCK m.277’de, etkilemeye yönelik girişimin iltimas derecesini geçmemesi halinde daha düşük ceza aralığı öngörülmüştür. Bu ayrımda kullanılan yöntemin yoğunluğu, baskı veya menfaat unsurunun bulunup bulunmadığı ve davranışın yalnız bir kayırma talebi düzeyinde kalıp kalmadığı önemlidir. Somut fiil yalnız kullanılan kelimelere değil bütün bağlama göre değerlendirilir.

Başka bir suç da oluşursa ne olur?

Etkilemeye yönelik fiil aynı zamanda tehdit, rüşvet, şantaj veya başka bir suçu oluşturabilir. TCK m.277/2, fiilin başka bir suçu da oluşturması halinde fikri içtima hükümleri çerçevesinde cezanın artırılmasına ilişkin özel sonuç öngörür. Bu nedenle aynı davranışın hangi suç tiplerini ihlal ettiği ayrı ayrı belirlenmelidir.

Hangi deliller önem taşır?

Telefon ve mesaj kayıtları, toplantı veya görüşme kayıtları, tanık anlatımları, para transferleri, görüşme trafiği, bilirkişi veya tanığın beyanı ve dava dosyasındaki zaman çizelgesi önemlidir. Özellikle temasın hangi aşamada gerçekleştiği ve neyin talep edildiği somutlaştırılmalıdır. Hukuka aykırı elde edilen kayıtların delil değeri ise CMK kuralları çerçevesinde ayrıca incelenir.

Mesleki veya sosyal temas tek başına yeterli midir?

Tarafların hakim, bilirkişi veya tanıkla aynı sosyal çevrede bulunması tek başına suçun kanıtı değildir. Ceza sorumluluğu için somut bir hukuka aykırı etkileme girişimi ve maddenin aradığı özel amaç gösterilmelidir. Tesadüfi görüşme, genel nezaket veya dosya dışı sosyal ilişki ile yargısal sonucu etkilemeye yönelik temas birbirinden ayrılmalıdır.

Savunma bakımından hangi sorular sorulmalıdır?

Önce görülmekte olan bir dava bulunup bulunmadığı, hedef kişinin dosyadaki sıfatı ve isnat edilen davranışın tam içeriği belirlenmelidir. Sonra davranışın hukuka aykırı olup olmadığı, gerçeği engelleme veya haksızlık oluşturma amacını gösteren somut veri bulunup bulunmadığı ve eylemin başka suçlarla ilişkisi değerlendirilmelidir.

Şikayete bağlı bir suç mudur?

TCK m.277 adliyeye karşı suçlar arasında yer alır ve soruşturması şikayete bağlı değildir. Savcılık suç şüphesini öğrenmesi halinde resen soruşturma yapabilir. Bununla birlikte resen soruşturma, düşük ispat standardı anlamına gelmez; hukuka aykırı etkileme girişimi ve özel amaç ceza yargılamasının genel ispat ilkelerine göre ortaya konulmalıdır.

Mahkumiyet kararında ne açıklanmalıdır?

Kararda, hangi dava kapsamında kimin etkilenmeye çalışıldığı, failin hangi söz veya davranışı gerçekleştirdiği, bu davranışın neden hukuka aykırı olduğu ve hangi olguların gerçeği engelleme veya haksızlık oluşturma amacını gösterdiği açıklanmalıdır. Soyut “nüfuz kullanma” veya “baskı” nitelemesi yerine somut temas ve içerik ortaya konulmalıdır.

İlgili hukuki konular

Mevzuat ve kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut olayın delilleri, tarihleri, suç vasfı ve usul koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.

Nitelikli veya daha ağır değerlendirmeye yol açan durumlar var mıdır?

TCK 277 bakımından temel mesele, yargısal süreçte görev yapan kişinin veya tanığın hukuka aykırı biçimde etkilenmeye çalışılmasıdır. Kullanılan aracın ayrıca tehdit, şantaj, rüşvet veya başka bir suçu oluşturması halinde yalnız TCK 277 ile yetinilmez; gerçek içtima ve özel içtima kuralları ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle eylemin tek bir mesajdan mı, menfaat teklifinden mi yoksa cebir veya tehditle desteklenen bir baskıdan mı oluştuğu belirleyicidir.

Suçun tamamlanması için istenen sonucun gerçekleşmesi gerekir mi?

Bu suçta korunan hukuki değer yargı faaliyetinin tarafsız ve serbest yürütülmesidir. Bu nedenle failin hakim, savcı, bilirkişi veya tanığı gerçekten kararını değiştirmeye ikna etmiş olması şart değildir. Kanunda öngörülen amaçla hukuka aykırı etkileme girişiminin icra hareketlerine başlanması yeterli olabilir; buna karşılık yalnız soyut temenni, meşru hukuki talep veya nezaket sınırındaki temas suç sayılmaz.

Avukatlık faaliyeti, savunma veya dilekçe hakkı ile suç arasındaki sınır nedir?

Tarafın veya müdafiin kanuni usuller içinde delil sunması, hukuki görüş bildirmesi, tanığın dinlenmesini istemesi veya mahkemeyi hukuki argümanla ikna etmeye çalışması suç değildir. TCK 277 açısından sınır, yargı görevi yapan kişiyi veya tanığı görevini hukuka aykırı biçimde yerine getirmeye sevk etmeye yönelik baskı, menfaat, tehdit veya benzeri hukuka aykırı araçlardır. Savunma hakkı ile yasaklanan etkileme arasındaki ayrım somut iletişimin içeriğinden çıkarılır.

Her uyuşmazlık, somut olayın özellikleri ve mevcut deliller doğrultusunda ayrı değerlendirilir. Dosyanız bakımından uygulanabilecek hukuki yolların belirlenmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

İletişime geçin