7596 sayılı Kanun, SPK tarafından 17 Eylül 2026 tarihinde tasfiyesine karar verilen belirli yatırım fonlarının para iadesini ve fon malvarlığının geri kazanılmasını düzenliyor. 1 milyon TL ara ödeme üst sınırı bütün yatırımcılara koşulsuz garanti sağlamıyor. Kimlerin ödeme alabileceği, MKK kayıtları, fon bazındaki mutabakat ve tasfiye malvarlığına göre belirlenecek.

7596 sayılı Kanun hangi yatırım fonlarını kapsıyor?

7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun, 27 Ekim 2026 tarihli ve 33413 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandı. Kanunun 1. maddesi kapsamı dar biçimde belirliyor: Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve 27 Ekim 2026 itibarıyla tasfiyesi henüz tamamlanmamış fonlar. Başka bir yatırım fonunun sonradan sorun yaşaması, tek başına bu özel kanunun ona uygulanacağı anlamına gelmiyor.

SPK'nin 23 Eylül 2026 açıklamasında, yedi portföy yönetim şirketi tarafından kurulan 131 fon için tasfiye kararı bulunduğu ve MKK kayıtlarında 455.758 tekil yatırımcı görüldüğü bildirildi. Bu rakamlar, yedi şirketin tüm ürünlerinin tasfiyeye alındığı şeklinde yorumlanmamalı. Aynı kurucuya ait bir fon tasfiye listesinde bulunurken başka bir fon yalnız alım satıma kapatılmış olabilir. Somut değerlendirme için fonun adı ve kodu ile SPK'nin tasfiye listesi birlikte kontrol edilmelidir.

Kanun, tasfiye dışında kalan fonlar bakımından genel bir devlet garantisi veya sürekli bir zarar karşılama sistemi kurmuyor. Bu ayrım, pay sahiplerinin hangi ödeme usulüne tabi olacağını anlamak için ilk kontrol noktasıdır.

1 milyon TL ara ödeme herkese yapılacak mı?

Hayır. 1 milyon TL koşulsuz, herkese yapılacak bir ödeme veya devlet güvencesi değildir. 7596 sayılı Kanunun 4. maddesi, SPK'nin belirleyeceği fonlarda, ilgili fonun tasfiye malvarlığından ve fon pay sahibinin hak edebileceği tutardan mahsup edilmek üzere ara ödeme yapılabilmesine imkan tanıyor. Ödeme sınırı her fon ve her hak sahibi için ayrı değerlendiriliyor; her fon için azami 1 milyon TL ara ödeme öngörülüyor. 1 milyon TL'nin altındaki net yatırım tutarı, yeterli şartlar varsa bu sınır içinde dikkate alınabilir.

SPK'nin 1 Ekim 2026 tarihli duyurusunda Tera, Pusula, Atlas ve Hedef Portföy tarafından kurulan tasfiye kapsamındaki fonlarda, mutabakatı tamamlanan pay sahipleri için ara ödeme usulü açıklanmıştı. Diğer kuruculara ait fonlar için aynı tarihte yapılan farklı açıklamalarda tasfiye sırası belirlenmişti. Dolayısıyla tüm fonlara aynı tarihte, aynı şekilde ödeme yapılacağı varsayılmamalı; fon bazındaki SPK kararları izlenmelidir.

Kanunun 4. maddesi uyarınca para piyasası niteliğindeki fonlar dışındaki fonlarda ara ödeme, bir önceki gün sonunda hesaplanan katılma payı toplam değerini de aşamaz. Dağıtılabilir nakit yetersiz kaldığında SPK, düşük net yatırım tutarından başlayarak ödeme veya herkes için belirli asgari ara ödeme yöntemi gibi seçenekleri uygulayabilir. Bu nedenle kanunda yer alan üst sınır, ödeme tarihi ya da tutarı hakkında bireysel kesinlik vermez.

Net yatırım tutarı nasıl hesaplanacak?

Kanunun 4/1. maddesi, tasfiye sonunda dağıtılabilir nakdin tasfiye öncesi fon fiyatları üzerinden hesaplanan toplamı karşılamaya yetmemesi ihtimaline özgü bir net yatırım tutarı hesabı tarif ediyor. Yatırımcının fona fiilen yaptığı nakit girişleri ve fondan aldığı nakit çıkışları, tasfiye tarihine kadar TÜİK'in tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki (Yİ-ÜFE) değişimlerin aritmetik ortalaması kullanılarak güncelleniyor; hesapta kıstelyevm ve ilk giren ilk çıkar (FIFO) yöntemi uygulanıyor. Kanun bu hesabı MKK'ya veriyor.

Bu tutar, hesapta görülen güncel fon değerinin veya geçmişte açıklanan birim pay fiyatının her durumda aynen geri ödeneceği anlamına gelmez. Endekslenmiş net yatırım tutarı ile ara ödeme sınırında dikkate alınan endeksleme uygulanmamış kısım da aynı kavram değildir. Ara ödeme tutarı, tasfiye malvarlığı ve diğer kanuni tavanlar birlikte dikkate alınarak belirlenir.

Örneğin farklı günlerde pay satın alıp daha sonra bir bölümünü satan kişinin hesabı, yalnız son yatırdığı para ile son pay değerinin çıkarılması şeklinde yapılamaz. Yatırım ve çıkış tarihlerinin, işlemlerin tutarlarının ve varsa düzeltme kayıtlarının incelenmesi gerekir. Burada sabit bir yüzde üzerinden tahmini iade rakamı vermek yanıltıcı olur.

Bloke edilen paylar ve gerçekleşmeyen TEFAS satış talimatları ne olacak?

7596 sayılı Kanunun 3/5. maddesi, 17 Eylül 2026 ve öncesinde TEFAS'a iletilmesine rağmen ilgili fonun temerrüdü veya katılma payı fiyatı açıklanmaması nedeniyle gerçekleşmeyen ve bu sebeple payları bloke edilen emir sahiplerini, fon pay sahipliği rejimi içinde ele alıyor. Böylece emir verilmiş olmasının, takas tamamlanmadığı halde, yatırımcıyı kendiliğinden tasfiye hakkından çıkarmaması amaçlanıyor.

SPK'nin 28 Eylül 2026 duyurusu, 17 Eylül günü TEFAS'a iletilen talimatların iptal edilmesine ve bu kişilerin katılma payları oranında tasfiye bakiyesinden ödeme almasına ilişkin açıklama içeriyor. 22 Ekim 2026 tarihli SPK duyurusu da PBLK statüsü ile tamamlanmış takasın aynı şey olmadığını açıklıyor. Kanunun açıkça düzenlediği bloke pay sahipliği ile başka tarihlerde usulünce tamamlanmış alım satım işlemleri birbirine karıştırılmamalı.

Uyuşmazlık halinde talimatın hangi gün ve saatte verildiği, emir durumu, payın bloke edilme nedeni, fiyat/valör tarihi ve aracı kurum-MKK kayıtları birlikte incelenmelidir. Sadece banka uygulamasında 'satış emri verildi' yazması, ödemenin fon dışında derhal yapılacağı sonucunu doğurmaz.

Ara ödeme ile nihai tasfiye ödemesi arasındaki fark nedir?

Ara ödeme, nihai hesaplaşma öncesinde yapılan geçici nitelikteki ödemedir. Kanunun 4/5. maddesi gereğince, nihai ödeme sırasında daha önce tasfiye malvarlığından, geri kazanım hesabından veya diğer hukuki yollardan alınan tutarlar mahsup edilir. Bu nedenle aynı kayıp için birbirinden bağımsız iki kez tam ödeme elde edilmesi öngörülmez.

Ara ödeme karşılığında hemen katılma payı iade edilmez; bu işlem nihai tasfiye ödemesi sırasında yapılır. Fon malvarlığından elde edilen nakit, zorunlu tasfiye giderleri düşüldükten sonra dağıtıma konu edilir. Tasfiyeden sonra ortaya çıkan geri kazanımlar ise her fon için ayrı izlenen hesaba aktarılabilir. Nihai ödemenin miktarı ve zamanı fonun portföyünün nakde dönüşmesine, varsa alacakların tahsiline, mutabakata ve Kurulun uygulama kararlarına bağlıdır.

Tasfiye süresinin altı ay olarak düzenlenmesi, yatırımcıya altı ayın sonunda kesin ödeme yapılacağı taahhüdü değildir. SPK, 21 Eylül tarihli açıklamasında bunun bir süreç düzenlemesi olduğunu ve daha erken tamamlanabilmenin de mümkün olduğunu belirtti.

Hukuka aykırı çıkarılan fon varlıkları nasıl geri kazanılacak?

7596 sayılı Kanunun 5. maddesi, fonun gerçek ekonomik menfaatine uygun olmayan karşılıksız veya muvazaalı işlemlerle malvarlığından çıkarılan değerlerin geri kazanılmasını düzenliyor. Bu çerçevede fonu zarara uğratan işlemler, işlemin adı tek başına hukuka uygun görünse bile, ekonomik amacı ve ilişkili kişiler yönünden incelenebilir. Kanun öncelikle ilgili portföy yönetim şirketinin sorumluluğunu; tahsilin mümkün olmadığı veya açıkça yetersiz kalacağı durumlarda sorumluluğu Kurulca belirlenen diğer kişi ve kurumların şahsi sorumluluğunu öngörüyor.

İlgili bedellerin geri kazanılması için SPK tarafından belirlenen tutarlar ve sorumlular TMSF'ye bildirilebilir. Kanunun 5/4. maddesi, bu özel tahsil ve takip işlemleri için 6183 sayılı Kanun dahil belirli hükümler öngörüyor. İstanbul idare mahkemelerine ilişkin yetki düzenlemesi bu özel takiplerden doğan davalara yöneliktir; her yatırımcının bireysel uyuşmazlığı için genel yetkili mahkemenin otomatik olarak İstanbul idare mahkemesi olduğu anlamına gelmez.

Kanunun 6. maddesine göre suçla bağlantılı elkonulan veya müsadere edilen değerler, gerekli koşullarla ilgili fona ya da geri kazanım hesabına aktarılabilir. TMSF nezdindeki bu hesaplar fon bazında ayrı tutulur ve TMSF'nin kendi malvarlığı sayılmaz. Geri kazanım hesabının varlığı, TMSF'nin kendi kaynaklarından her yatırımcıya eksiksiz ödeme garantisi verdiği anlamına gelmez.

Daha önce yüksek getiri elde edenlerden para geri alınacak mı?

Kanunun 4/4. maddesi, tasfiye tarihinden önce paylarını iade ederek ödeme alan kişilerin belirli yöntemle hesaplanan tutarı aşan getirilerini SPK tarafından ilan edilen hesaplara isteğe bağlı olarak iade edebilmesini düzenliyor. Aynı fıkra, kanunda sayılan belirli sermaye piyasası fiilleriyle bağlantılı paylardan elde edilen getirilerin ilgili kısmı için genel hisse iade hesabını da öngörüyor.

Bu hükümdeki isteğe bağlı iade ile kanunun 5. ve 6. maddelerindeki hukuka aykırı işlem, sorumluluk ve geri kazanım mekanizmaları aynı değildir. Her karlı fon yatırımcısının otomatik olarak hukuka aykırı kazanç elde ettiği veya herkesin geçmiş getirisini zorunlu şekilde iade etmesi gerektiği söylenemez. Ayrıca kanunun 3/6. maddesi, SPK'nin belirli sermaye piyasası fiilleriyle bağlantısını tespit ettiği kişiler bakımından tasfiye ve geri kazanım hesabından ödeme yapılmaması sonucunu düzenliyor; bu istisna tüm pay sahiplerine genellenemez.

Yatırımcı bugün hangi belgeleri saklamalı ve nereden bilgi almalı?

Öncelikle fonun adı, kodu ve kurucu şirketi ile SPK tasfiye listesindeki karşılığı kontrol edilmelidir. Fonun yalnız işlemlere kapatılmış olmasıyla tasfiye listesinde yer alması birbirinden farklı statülerdir. Ardından aracı kurum hesap dökümleri, MKK kaydı, alış ve satış dekontları, geçmiş işlem emirleri ve varsa PBLK/blokaj bilgileri bir araya getirilmelidir.

  1. İşlem dökümünü çıkarın: Her nakit giriş ve çıkışının tarihi, tutarı, alınan/satılan pay sayısı ve emir saati belirli olsun.
  2. Fon bazında ayrım yapın: Aynı portföy yönetim şirketinin bütün fonlarını tek hesaplama altında birleştirmeyin.
  3. Resmi açıklamaları izleyin: SPK duyuruları, tasfiyeyi yürüten kuruluşun fon özelindeki bildirimleri ve aracı kurum yazışmalarını takip edin.
  4. Uyuşmazlığı yazılılaştırın: MKK kaydı, pay adedi, net yatırım tutarı veya ödeme bilgilerinde fark varsa ilgili kuruluşlardan dayanak verileri ve gerekçeli açıklamayı yazılı isteyin.
  5. Hak kaybı riskini değerlendirin: Zamanaşımı ve olası başvuru/dava süreleri, uyuşmazlığın hukuki sebebine göre ayrıca incelenmelidir.

SPK, MKK, tasfiye ile görevli kuruluş, TMSF ve YTM bu süreçte farklı işlevlere sahiptir. Kanun, tasfiye tamamlandıktan sonra geri kazanım hesabından fon pay sahiplerine aktarılan tutarların YTM aracılığıyla dağıtılabilmesini de düzenliyor. Bu kurumların birbirinin yerine geçtiği varsayımıyla rastgele başvuru yapılması süreci uzatabilir.

Ödeme yapılmazsa veya hesaplama hatalıysa doğrudan dava açılabilir mi?

7596 sayılı Kanun, bütün yatırımcı uyuşmazlıkları için tek tip bir 'fon para iadesi davası' veya herkes için geçerli özel bir itiraz süresi tanımlamıyor. Uyuşmazlığın niteliğine göre fon pay sahipliğinin tespiti, muhasebe ve hesaplama işlemleri, portföy yönetim şirketinin sorumluluğu, tasfiye işlemi veya daha önce yapılan yatırım işlemi farklı hukuki değerlendirmeler gerektirebilir.

Bu yüzden ilk aşamada hangi hesabın, hangi karara dayanarak, hangi kurum tarafından oluşturulduğu öğrenilmelidir. İşlem ve tebliğ tarihleri belgelendikten sonra görevli yargı yolu, başvuru ön koşulları, gerekiyorsa dava şartı arabuluculuk ve süreler somut olaya göre belirlenebilir. Kanunun 5. maddesindeki TMSF tahsil işlemlerine ilişkin özel yargı kuralını bütün yatırımcı taleplerine doğrudan uygulamak doğru değildir.

Fon pay sahipliği ve ödeme uyuşmazlığı değerlendirilirken ekran görüntüsü kadar MKK hareketleri, dekontlar, işlem emirleri, resmi kararlar ve ödeme kayıtları önemlidir. Başka bir hak arama yoluna başvurulmuş olması, tasfiye kapsamında aynı zararın iki kez ödenebileceği anlamına gelmez; 4/5. maddedeki mahsup düzenlemesi ayrıca dikkate alınmalıdır.

Kanun ne zaman yürürlüğe girdi ve bundan sonra ne değişebilir?

7596 sayılı Kanun 27 Ekim 2026'da yayımlanarak yürürlüğe girmiştir; 8. maddesinde hükümlerinin 17 Eylül 2026 tarihinden geçerli olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle yalnız yürürlük gününden sonraki işlemleri değil, özel olarak belirlenen geçmiş tarihten itibaren tasfiye rejimini ilgilendiren konuları düzenlemektedir. Ancak tamamlanmış her işlemi kendiliğinden geri alan sınırsız bir geriye yürüme kuralı olarak yorumlanmamalıdır.

Ödeme takvimi, fon bazında dağıtım sırası, geri kazanım hesabından yapılacak ödemeler ve uygulama ayrıntıları SPK'nin sonraki kararlarına bağlı olarak somutlaşabilir. Bu makale 27 Ekim 2026 itibarıyla mevcut kanun ve SPK açıklamalarına dayanır. Yatırımcıların daha sonraki Kurul kararları ile tasfiye kuruluşu duyurularını ayrıca kontrol etmesi gerekir.

Mevzuat ve resmi kaynaklar

Bu yazı, 27 Ekim 2026 tarihindeki mevzuat ve resmi açıklamalar esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut durumda fon kodu, yatırım işlemleri ve ilgili kurum kararları ayrıca incelenmelidir.

Fon tasfiyesi, pay sahipliği ve ödeme uyuşmazlıklarında somut işlem belgeleri ile güncel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir. Başvuru veya dava yolunu belirlemek için iletişime geçebilirsiniz.

İletişime geçin