Alacağın devri, bir alacağın mevcut alacaklıdan başka bir kişiye geçirilmesidir. Kural olarak borçlunun rızası aranmaz; ancak devir sözleşmesinin yazılı yapılması gerekir. Devirden sonra borçlu aynı borcu yeni alacaklıya ifa eder ve devri öğrenmeden önce eski alacaklıya yaptığı iyi niyetli ödeme belirli koşullarda borçtan kurtarıcı olabilir. Bu nedenle yalnız sözleşmenin kurulması değil, borçluya bildirim ve alacağın kapsamının doğru belirlenmesi de önemlidir.

Alacağın devri nedir?

Türk Borçlar Kanunu m.183 ve devamında düzenlenen alacağın devri, alacaklının borç ilişkisini sona erdirmeden alacak hakkını üçüncü kişiye geçirmesidir. Sözleşmenin borçlu tarafı değişmez; yalnız alacağı talep edecek kişi değişir. Para alacakları yanında devredilebilir nitelikteki diğer alacaklar da konu olabilir. Devrin kanun, sözleşme veya işin niteliği gereği yasaklanmış olup olmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.

Borçlunun rızası gerekir mi?

Kural olarak alacak, borçlunun rızası aranmadan devredilebilir. Bununla birlikte sözleşmede geçerli bir devir yasağı bulunabilir veya alacağın niteliği devre elverişli olmayabilir. Borçlunun rızasının aranmaması, borçlunun devre karşı hiçbir savunması olmadığı anlamına gelmez; borçlu devri öğrendiği anda devredene karşı sahip olduğu ve kanunen yeni alacaklıya karşı da ileri sürebileceği itiraz ve defileri korur.

Devir sözleşmesinin şekli nedir?

Alacağın devrinin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Yazılı şekil, hangi alacağın hangi kapsamda devredildiğinin anlaşılmasına elverişli olmalıdır. Bedelli veya bedelsiz devir mümkündür. Alacağın bir kısmının devrinde bölünebilirlik, faiz, feriler ve tahsil sırası ayrıca değerlendirilmelidir. Devir konusu belirsiz bırakılırsa ileride alacağın kapsamı ve devrin geçerliliği hakkında uyuşmazlık çıkabilir.

Borçluya bildirim neden önemlidir?

Devir sözleşmesinin geçerliliği için borçluya bildirim zorunlu değildir; fakat ödeme güvenliği bakımından kritik önemdedir. Borçlu devri bilmeden önce eski alacaklıya iyiniyetle ödeme yapmışsa bu ödeme borçtan kurtarıcı olabilir. Bildirim, devir alan kişinin kimliğini, ödeme hesabını ve devredilen alacağın kapsamını açıkça göstermelidir. Özellikle ticari alacaklarda noter, KEP veya ispatlanabilir yazılı bildirim tercih edilebilir.

Yan haklar ve teminatlar devralana geçer mi?

Alacağa bağlı feri haklar kural olarak devirle birlikte yeni alacaklıya geçer. İşlemiş faizler, teminatlar ve alacağı güvence altına alan hakların devre etkisi somut hukuki yapıya göre incelenir. Rehin, kefalet veya başka teminatların devre etkisi ayrıca kontrol edilmelidir. Asıl alacakla sıkı biçimde bağlantılı belgelerin ve ispat araçlarının da devralana teslim edilmesi tahsil aşamasında önem taşır.

Borçlu hangi itirazları ileri sürebilir?

Borçlu, devri öğrendiği anda devredene karşı sahip olduğu ve kanunun koruduğu itirazları devralana karşı da ileri sürebilir. Borcun hiç doğmadığı, sona erdiği, zamanaşımına uğradığı, takas koşullarının oluştuğu veya ifanın ayıplı olduğu gibi savunmalar devrin niteliğine göre gündeme gelebilir. Devir, borçlunun maddi hukuk bakımından sahip olduğu savunmaları yapay biçimde ortadan kaldırmaz.

Devreden alacağın varlığından sorumlu mudur?

Bedel karşılığında yapılan devirlerde devreden, kanundaki şartlar çerçevesinde alacağın devir zamanında varlığından sorumlu olabilir. Borçlunun ödeme gücü ise ayrıca üstlenilmedikçe aynı kapsamda garanti edilmiş sayılmaz. Taraflar sözleşmede sorumluluğun kapsamını kanunun izin verdiği ölçüde netleştirebilir. Özellikle şüpheli veya çekişmeli alacaklarda “mevcut alacak” ile “tahsil edilebilir alacak” ayrımı açıkça kurulmalıdır.

Devir icra takibini nasıl etkiler?

Alacak hakkında takip başlamışsa devrin icra dosyasına sunulması ve yeni alacaklının sıfatının dosyada gösterilmesi gerekir. Takipten önceki devirde ise takibin doğru alacaklı tarafından başlatılması önem taşır. Borçlu, alacağın devredildiğini ileri sürüyorsa devir tarihi, takip tarihi ve ödeme tarihi birlikte incelenmelidir. Yanlış kişiye yapılan ödeme veya mükerrer tahsil riski bu kronolojiyle önlenir.

Alacağın devri ile borcun üstlenilmesi arasındaki fark nedir?

Alacağın devrinde alacaklı değişir; borcun üstlenilmesinde ise borçlu tarafın değişmesi hedeflenir. Bu nedenle alacağın devrinde borçlunun rızası kural olarak aranmazken, borcun üstlenilmesinde alacaklının kabulü belirleyici rol oynar. Uygulamada “dosyanın devri” veya “borcun devri” gibi genel ifadeler kullanıldığında hangi hukuki kurumun amaçlandığı sözleşme metninden netleştirilmelidir.

Sözleşmede hangi kayıtlar bulunmalıdır?

Taraf bilgileri, devredilen alacağın kaynağı, tutarı veya belirlenebilirlik yöntemi, faiz ve feriler, devir tarihi, devir bedeli, teminatların durumu, belgelerin teslimi ve borçluya bildirim yöntemi açıkça yazılmalıdır. Çekişmeli alacaklarda dava ve takip dosya numaralarının gösterilmesi yararlıdır. Gelecekte doğacak alacakların devrinde alacağın yeterli ölçüde belirlenebilir olması ayrıca önem taşır.

Uyuşmazlıkta hangi deliller önemlidir?

Yazılı devir sözleşmesi temel delildir. Alacağın kaynağı olan sözleşme, fatura, teslim belgesi, banka kaydı, icra dosyası, teminat belgeleri ve borçluya yapılan bildirimler dosyayı tamamlar. Borçlunun ödeme savunması varsa ödeme tarihi ile devri öğrenme tarihi birlikte araştırılmalıdır. Devrin ticari defterlere işlenmesi tek başına şekil şartının yerine geçtiği anlamına gelmez; yazılı devir belgesi ayrıca aranır.

İlgili hukuki konular

Mevzuat ve kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut olayda sözleşme metni, taraf sıfatları, ödeme ve bildirim tarihleri ile güncel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.

Her uyuşmazlık, somut olayın özellikleri ve mevcut deliller doğrultusunda ayrı değerlendirilir. Dosyanız bakımından uygulanabilecek hukuki yolların belirlenmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

İletişime geçin