Borcun üstlenilmesi, mevcut bir borcun üçüncü kişi tarafından yüklenilmesini ifade eder. Türk Borçlar Kanunu iç üstlenme ile dış üstlenmeyi birbirinden ayırır. İç üstlenme, üçüncü kişi ile borçlu arasındaki ilişkidir; alacaklı bu sözleşmenin tarafı değildir. Borçlunun gerçekten borçtan kurtulması ise kural olarak alacaklı ile üstlenen arasında dış üstlenme sözleşmesinin kurulmasına bağlıdır.
Borcun üstlenilmesi nedir?
Borcun üstlenilmesinde borç ilişkisinin alacaklı tarafı aynı kalırken borçlu tarafın değişmesi amaçlanır. İşlem, alacağın devrinden farklıdır. Mevcut borç üçüncü kişi tarafından üstlenilebilir; fakat bunun borçluyu alacaklı karşısında borçtan kurtarıp kurtarmadığı, iç ve dış üstlenme ayrımına göre belirlenir.
İç üstlenme sözleşmesi ne sonuç doğurur?
İç üstlenme, borçlu ile üçüncü kişi arasında kurulur. Üçüncü kişi borcu ifa etmeyi veya borçluyu borçtan kurtarmayı üstlenir. Ancak alacaklı bu sözleşmeye taraf olmadığı için yalnız iç üstlenme yapılmış olması eski borçluyu alacaklıya karşı otomatik olarak borçtan çıkarmaz. Üstlenen edimini yerine getirmezse eski borçlunun üstlenene karşı sözleşmesel talepleri gündeme gelebilir.
Dış üstlenme nasıl kurulur?
Dış üstlenmede üstlenen ile alacaklı arasında anlaşma kurulur ve yeni borçlu eski borçlunun yerini alır. Alacaklının kabulü bu nedenle belirleyicidir. Kabul açık olabileceği gibi kanunun öngördüğü şartlarda davranıştan da anlaşılabilir. Belirsiz durumlarda tarafların hangi tarihten itibaren kimin borçlu olmasını amaçladıkları yazılı olarak netleştirilmelidir.
Eski borçlu ne zaman borçtan kurtulur?
Eski borçlu, geçerli dış üstlenme sözleşmesiyle borçtan çıkar. Sadece üçüncü kişinin “borcu ben ödeyeceğim” demesi, alacaklı bunu kabul etmedikçe borçlu değişikliği doğurmayabilir. Özellikle şirket, ortak, grup şirketi veya aile bireyleri arasındaki ödeme taahhütlerinde bu ayrım önemlidir. Ödemeyi üçüncü kişinin yapması ile borçlunun hukuken değişmesi aynı şey değildir.
Teminatlar ne olur?
Borca bağlı teminatların devamı, teminatın türüne ve teminat verenin kim olduğuna göre değerlendirilir. Üçüncü kişilerin verdiği kefalet veya rehin gibi teminatlar bakımından kanundaki koruyucu hükümler ve teminat verenin rızası önem taşır. Borçlu değişikliğinin teminatı genişletip genişletmediği varsayımla değil, teminat metni ve kanuni rejim üzerinden incelenmelidir.
Borçla birlikte faiz ve feriler de geçer mi?
Dış üstlenmenin kapsamı belirlenirken ana para yanında işlemiş veya işleyecek faiz, cezai şart, masraf ve diğer ferilerin durumu sözleşmeden ve borcun kaynağından tespit edilir. Tarafların yalnız belirli bir kısmı veya belirli bir yükümlülüğü devretmek istemesi mümkündür. Bu nedenle “tüm borçlar” gibi genel ifadeler yerine hangi borçların üstlenildiğinin belirlenebilir olması önemlidir.
Borcun üstlenilmesi hangi işlemlerde sık görülür?
İşyeri veya ticari işletme devri, şirketler arası yeniden yapılandırma, taşınmaz satışında kredi borcunun devralınması, aile içi malvarlığı düzenlemeleri ve proje devirlerinde borcun üstlenilmesi gündeme gelebilir. Ancak özel kanunların borçlu değişikliğine ilişkin farklı şartları varsa TBK’daki genel rejim tek başına yeterli olmayabilir.
Alacaklı kabul etmezse ne olur?
Alacaklı dış üstlenmeyi kabul etmezse eski borçlu alacaklıya karşı borçlu kalmaya devam eder. İç üstlenmeyi yapan üçüncü kişi borcu fiilen ödeyebilir; fakat ödeme taahhüdünün ihlali esasen borçlu ile üstlenen arasındaki ilişkiyi etkiler. Bu nedenle borçlunun “artık benim borcum değil” varsayımıyla hareket etmesi ciddi takip riski yaratabilir.
Alacağın devri ile farkı nedir?
Alacağın devrinde alacaklı değişirken, borcun üstlenilmesinde borçlu değişir. Alacağın devri kural olarak borçlunun rızasına ihtiyaç duymaz; dış borç üstlenmesinde ise alacaklının kabulü merkezi unsurdur. Tarafların kullandığı başlık değil, sözleşmenin ekonomik amacı ve kimin hak sahibi veya borçlu yapılmak istendiği belirleyicidir.
Sözleşmede hangi noktalar açık olmalıdır?
Borcu doğuran temel ilişki, borcun tutarı, faiz ve feriler, üstlenmenin iç mi dış mı olduğu, alacaklının kabul yöntemi, yürürlük tarihi, teminatların durumu ve eski borçlunun hangi tarihte borçtan çıkacağı açıkça düzenlenmelidir. Birden fazla borç varsa ek liste kullanılması belirsizliği azaltır.
Uyuşmazlıkta hangi belgeler önemlidir?
Temel borç sözleşmesi, iç veya dış üstlenme metni, alacaklının kabul yazısı, ödeme kayıtları, teminat belgeleri, taraf yazışmaları ve varsa ticari defter kayıtları birlikte değerlendirilir. Uyuşmazlığın çözümünde “kim ödedi?” sorusundan çok “alacaklı kimin borçlu olmasını kabul etti?” sorusu belirleyicidir.
Taraflar borcun tamamı yerine belirli bir kısmının üstlenilmesini de kararlaştırabilir. Ancak alacaklı bakımından hangi tutar için eski borçlunun, hangi tutar için yeni borçlunun sorumlu olduğu açıkça belirlenmelidir. Kısmi üstlenme ile yalnız ödeme organizasyonu yapılması birbirinden ayrılmalıdır. Birden fazla borcun bulunduğu cari ilişkilerde hangi fatura, kredi veya sözleşme borcunun devredildiği ek listeyle gösterilmezse üstlenmenin kapsamı ve ödeme sırası konusunda uyuşmazlık çıkabilir.
Borcun kısmen üstlenilmesi mümkün müdür?
Üstlenme anlaşmasının yalnız belirli bir borç kalemini veya tutarı kapsaması kararlaştırılabilir; bunun dış üstlenme mi yoksa taraflar arası bir iç üstlenme taahhüdü mü olduğu ayrıca belirlenmelidir. Alacaklının rızasının gerekip gerekmediği, kalan borçlunun sorumluluğu ve hangi taksitlerin kapsama girdiği sözleşme ile ödeme kayıtları üzerinden incelenmelidir.
İlgili hukuki konular
Mevzuat ve kaynaklar
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut olayda sözleşme metni, taraf sıfatları, ödeme ve bildirim tarihleri ile güncel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.
Her uyuşmazlık, somut olayın özellikleri ve mevcut deliller doğrultusunda ayrı değerlendirilir. Dosyanız bakımından uygulanabilecek hukuki yolların belirlenmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişime geçin