Bir kişinin şirket ortağı olması, şirketten hiçbir alacak talep edemeyeceği anlamına gelmez. Ortak şirkete borç verebilir, şirket adına yaptığı giderler nedeniyle alacaklı olabilir veya başka bir sözleşmeden doğan hak ileri sürebilir. Ancak ortaklık payı, kar payı ve şirkete karşı şahsi alacak birbirinden ayrılmalıdır.
Ortağın şirkete verdiği para her zaman sermaye midir?
Hayır. Ödemenin sermaye taahhüdü mü, sermaye avansı mı, şirkete verilen borç mu yoksa başka bir işlemin karşılığı mı olduğu belgelerden belirlenmelidir. Banka açıklaması, genel kurul veya yönetim kararı, muhasebe kaydı ve tarafların yazışmaları bu ayrımda önem taşır.
Ortak cari hesabı tek başına alacağı ispatlar mı?
Şirket muhasebesindeki ortaklar cari hesabı güçlü bir veri olabilir ancak tek başına her uyuşmazlığı çözmez. Kaydın hangi işleme dayandığı, şirket defterleriyle uyumu, ödemenin gerçekten yapılıp yapılmadığı ve kaydın sonradan düzeltilip düzeltilmediği incelenmelidir.
Kar payı alacağı ile ortak alacağı aynı mıdır?
Kar payı, dağıtılabilir kar ve yetkili organın kararıyla bağlantılı ortaklık hakkıdır. Ortağın şirkete verdiği borçtan veya yaptığı masraftan doğan alacak ise ayrı bir borç ilişkisidir. Talebin yanlış nitelendirilmesi dava şartı ve ispat bakımından sorun yaratabilir.
Ortağın şirkette çalışmasından doğan ücret alacağı olabilir mi?
Ortağın aynı zamanda işçi, müdür veya yönetici sıfatıyla çalışması mümkündür. Hangi hukuki ilişkinin bulunduğu fiili çalışma, sözleşme, ücret kayıtları ve şirket içindeki yetkiler üzerinden belirlenir. İşçilik alacağı ile şirketler hukukundan doğan talepler farklı görev ve usul kurallarına tabi olabilir.
Alacağın muacceliyeti nasıl belirlenir?
Taraflar geri ödeme tarihi kararlaştırmışsa bu tarih esas alınır. Süre belirlenmemişse sözleşmenin niteliğine ve genel borçlar hukuku hükümlerine göre muacceliyet değerlendirilir. Şirkete gönderilen ihtarın içeriği faiz ve temerrüt başlangıcı açısından önem taşıyabilir.
Şirket borca batık veya ödeme güçlüğündeyse ne olur?
Şirketin mali durumu, alacağın varlığını ortadan kaldırmaz ancak tahsil yöntemini etkiler. Konkordato, iflas veya tasfiye süreci varsa alacağın bildirilmesi ve sıra cetveli gibi özel usuller gündeme gelebilir. Ortağın alacağı ile sermaye borcu mahsup edilirken ayrıca sınırlamalar incelenmelidir.
Şirket alacağı inkar ederse hangi deliller kullanılabilir?
Banka transferleri, dekont açıklamaları, e-postalar, şirket defterleri, cari hesap ekstreleri, yönetim veya genel kurul kararları, faturalar ve ödeme belgeleri birlikte değerlendirilir. Özellikle yüksek tutarlı işlemlerde paranın kaynağı ve şirkete hangi amaçla aktarıldığı somutlaştırılmalıdır.
Ortak kendi alacağı için şirket malvarlığına başvurabilir mi?
Muaccel ve ispatlanabilir bir alacak varsa ortak da diğer alacaklılar gibi hukuki yollara başvurabilir. Ancak şirket malvarlığı ortakların kişisel malvarlığından ayrıdır; ortak alacağını şirket kasasından tek taraflı biçimde tahsil edemez veya şirket malını kendisine devredemez.
Mahsup yapılabilir mi?
Şirket ile ortak arasında karşılıklı ve muaccel alacaklar varsa genel hükümler çerçevesinde mahsup gündeme gelebilir. Bununla birlikte sermaye koyma borcu, şirketin mali yapısı ve emredici şirketler hukuku kuralları bakımından mahsup imkanı ayrıca incelenmelidir.
Dava öncesinde ne hazırlanmalıdır?
Alacağın kaynağı tek tek ayrıştırılmalı, ödeme hareketleri kronolojik tabloya bağlanmalı, şirket defterlerindeki kayıtlarla banka kayıtları karşılaştırılmalı ve ortaklık hakkından doğan talepler ayrı tutulmalıdır. Bu çalışma uyuşmazlığın ticari dava mı yoksa başka nitelikte bir dava mı olduğunu da belirlemeye yardımcı olur.
Şirket defterleri ortak aleyhine veya lehine nasıl değerlendirilir?
Usulüne uygun tutulmuş ticari defterler belirli koşullarda delil niteliği taşıyabilir. Ancak tek bir muhasebe fişi yerine kaydın dayanak belgesi, karşı hesap, banka hareketi ve dönem sonu bakiyesi birlikte incelenmelidir. Özellikle ortaklar cari hesabındaki sık giriş çıkışlarda her kalemin hukuki sebebi ayrılaştırılmalıdır.
Faiz talebi hangi tarihten başlar?
Faiz başlangıcı alacağın niteliğine, taraflar arasındaki sözleşmeye, muacceliyet tarihine ve borçlunun temerrüde düşürülmesine göre belirlenir. Ticari iş niteliği varsa uygulanacak faiz türü de ayrıca incelenir. Dava veya takip talebinde anapara ile faiz başlangıcı ve oranı açıkça ayrılmalıdır.
İlgili hukuki konular
- Kar Payı Dağıtılmaması Halinde Ortağın Hakları
- Şirket Parasının Ortak Tarafından Kullanılması
- Ticari Alacakların Tahsili
Ortak cari hesabındaki alacak gerçekten borç ilişkisi mi?
Ortağın şirket hesabına gönderdiği 400.000 TL için banka dekontunda yalnız “ödeme” yazıyorsa bunun ödünç, sermaye taahhüdü, avans veya gider karşılığı olup olmadığı ayrıca araştırılır. Genel kurul kararları, muhasebe fişleri, şirketle yazışmalar, geri ödeme kayıtları ve ödemenin yapıldığı tarihteki şirket işlemleri birlikte incelenmelidir. Cari hesaba alacak kaydı düşülmesi, işlemin hukuki niteliğini tek başına kesinleştirmez.
Talep edilen ana para, ödeme tarihlerinin dökümü, varsa geri ödemeler ve faiz başlangıcı ayrı gösterilmelidir. Kar payı isteminde ise dağıtım kararı ve dağıtılabilir kar koşulları söz konusu olabileceğinden ortak borcu ile kar payı aynı talep kaleminde toplanmamalıdır.
Mevzuat ve kaynaklar
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut olayın belge, tarih ve usul koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.
Her uyuşmazlık, somut olayın özellikleri ve mevcut deliller doğrultusunda ayrı değerlendirilir. Dosyanız bakımından uygulanabilecek hukuki yolların belirlenmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişime geçin