Ticari alacak dosyasında amaç yalnız alacağın varlığını göstermek değil, borcun ne zaman muaccel olduğunu, hangi belgelere dayandığını ve hangi tahsil yolunun somut dosyada daha etkili olduğunu belirlemektir. Sözleşme, sipariş ve teslim kayıtları, faturalar, cari hesap mutabakatları, banka hareketleri ve taraf yazışmaları birlikte incelenmelidir. Takip veya dava başlamadan önce borçlunun malvarlığı ve alacağın teminat durumu da stratejiyi doğrudan etkileyebilir.

Ticari alacağın varlığı hangi belgelerle ispatlanır?

Ticari alacaklar çoğu zaman tek bir belgeye değil, belgeler zincirine dayanır. Yazılı sözleşme, sipariş formu, teklif ve kabul yazışmaları, irsaliye, teslim tutanağı, fatura, cari hesap ekstresi, mutabakat, e-posta ve banka kayıtları birlikte değerlendirilir. Faturanın düzenlenmiş olması tek başına her durumda borcun kabul edildiği anlamına gelmez; malın teslimi veya hizmetin ifası ile borcun kaynağını gösteren diğer kayıtlar da önemlidir. Özellikle yüksek bedelli dosyalarda, alacağın kalem kalem hangi işlemden doğduğunu gösteren kronoloji hazırlanması ispatı güçlendirir.

Vade ve temerrüt neden önemlidir?

Alacağın talep edilebilir hale gelmesi ile borçlunun temerrüdü aynı konu değildir. Sözleşmede açık bir vade varsa, vadenin niteliğine göre temerrüt ayrıca ihtara ihtiyaç göstermeyebilir; vade belirsizse veya teslim, kabul ya da hakediş koşullarına bağlanmışsa muacceliyet ayrıca incelenir. Faiz başlangıcı, temerrüt tarihi ve varsa cezai şart talepleri bu ayrımdan etkilenir. Bu nedenle takipten önce sözleşmedeki ödeme maddeleri ile fiili ifa tarihleri karşılaştırılmalıdır.

Arabuluculuk ne zaman dava şartıdır?

Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi uyarınca ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvuru dava şartıdır. Bununla birlikte her ticari alacak uyuşmazlığının aynı usule tabi olduğu varsayılmamalıdır; uyuşmazlığın ticari dava niteliği, tarafların sıfatı ve talebin konusu ayrıca belirlenmelidir. Arabuluculuk aşamasında alacağın dayanak belgelerinin ve hesap tablosunun hazır olması müzakerenin sağlıklı yürütülmesini kolaylaştırır.

İcra takibi mi, alacak davası mı tercih edilmelidir?

Muaccel para alacağı bakımından ilamsız icra takibi hızlı bir başlangıç yolu olabilir. Borçlu süresinde itiraz ederse takip durur ve eldeki belgelere göre itirazın kaldırılması, itirazın iptali veya alacak davası gibi yollar gündeme gelir. Buna karşılık alacağın doğumu, teslimin gerçekleşip gerçekleşmediği, ayıp iddiası veya karşı alacak gibi ciddi uyuşmazlıklar baştan belliyse doğrudan dava stratejisi daha uygun olabilir. Seçim yalnız hız üzerinden değil, ispat yükü ve borçlunun muhtemel savunmaları üzerinden yapılmalıdır.

İhtiyati haciz ticari alacakta ne zaman düşünülebilir?

Alacağın tahsil kabiliyeti bakımından asıl risk, dava kazanılsa bile borçlunun malvarlığının bulunamamasıdır. Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para alacaklarında İcra ve İflas Kanununun şartları varsa ihtiyati haciz istenebilir. Vadesi gelmemiş alacaklarda ise kanunun aradığı özel risk hallerinin bulunması gerekir. İhtiyati haciz otomatik bir tedbir değildir; alacağın ve şartların mahkemeye yaklaşık olarak gösterilmesi, ayrıca kanuni sürelerin takip edilmesi gerekir.

Borçlunun itirazı tahsil sürecini nasıl etkiler?

İlamsız takipte borçlunun itirazı takibi durdurur. Bundan sonraki yol, alacağın dayandığı belgelere ve itirazın kapsamına göre değişir. İtirazın iptali davası açılacaksa ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk ve süreler ayrıca kontrol edilmelidir. Borçlunun yalnız borca değil imzaya, teslim miktarına, ayıba, mahsup veya takas iddiasına dayanması dosyanın ispat planını değiştirir.

Yüksek bedelli ticari alacaklarda dosya nasıl hazırlanmalıdır?

Yüksek bedelli alacaklarda yalnız toplam borç rakamını yazmak yeterli değildir. Her fatura ve ödeme kalemi için tarih, vade, teslim veya hizmet karşılığı, yapılan kısmi ödeme, mahsup ve bakiye ayrı ayrı gösterilmelidir. Sözleşme değişiklikleri, ek protokoller, WhatsApp veya e-posta teyitleri, banka hareketleri ve varsa teminat belgeleri kronolojik dosyalanmalıdır. Böyle bir hazırlık hem arabuluculukta hem ihtiyati haciz veya dava aşamasında hesap tartışmasını daraltır.

Faiz, cezai şart ve diğer yan talepler nasıl değerlendirilir?

Ticari alacaklarda uygulanacak faiz türü ve oranı, tarafların tacir olup olmadığına, sözleşmeye ve borcun kaynağına göre değişebilir. Cezai şart, vade farkı, kur farkı veya temerrüt faizi taleplerinin geçerliliği de sözleşme hükümleri ve emredici kurallarla birlikte incelenir. Talebin ana para, faiz ve diğer yan kalemler şeklinde ayrıştırılması; hangi tarihten hangi hukuki sebebe dayanıldığının açıkça gösterilmesi gerekir.

KaynaklarTTK m. 5/A – dava şartı arabuluculukİİK m. 257 – ihtiyati haciz şartları

Her uyuşmazlık, somut olayın özellikleri ve mevcut deliller doğrultusunda ayrı değerlendirilir. Dosyanız bakımından uygulanabilecek hukuki yolların belirlenmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

İletişime geçin