Karşı taraf sözleşmedeki borcunu yerine getirmediğinde ödenen bedelin hemen geri istenebilmesi her durumda mümkün değildir. Önce borcun muacceliyeti ve temerrüt, gerekiyorsa uygun ek süre, ardından alacaklının hangi seçimlik hakkı kullandığı belirlenir. Sözleşmeden dönme, aynen ifa talebinden farklı sonuçlar doğurur ve tarafların daha önce yerine getirdiği edimlerin iadesini gündeme getirir.
Sözleşmeden dönme hangi durumda gündeme gelir?
Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmede taraflardan biri muaccel borcunu ifa etmez ve temerrüde düşerse alacaklı TBK m.123-125 çerçevesindeki seçimlik hakları değerlendirebilir. Dönme, her sözleşme ihlalinin otomatik sonucu değildir. Temerrüt şartları ve gerekiyorsa ek süre prosedürü yerine getirilmelidir.
Ek süre vermek zorunlu mu?
Kural olarak temerrüde düşen borçluya borcunu yerine getirmesi için uygun bir süre verilir. Ancak borçlunun davranışından süre vermenin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa, ifa alacaklı için artık yararsız hale gelmişse veya sözleşmeden borcun belirli bir zamanda ifasının zorunlu olduğu anlaşılıyorsa ek süre aranmayabilir.
Aynen ifa yerine sözleşmeden dönmek zorunda mıyım?
Hayır. Şartları oluştuğunda alacaklı yalnız dönme hakkına sahip değildir. Aynen ifa ve gecikme tazminatı talebini sürdürebilir; ifadan vazgeçerek müspet zararını isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Bu haklardan hangisinin kullanılacağı dosyanın ekonomik sonucunu önemli ölçüde değiştirir.
Sözleşmeden dönülürse ödenen bedel geri alınabilir mi?
Sözleşmeden dönme halinde taraflar daha önce yerine getirdikleri edimleri geri isteyebilir. Para ödenmişse bedel iadesi gündeme gelir; mal veya başka bir edim verilmişse onun iadesi değerlendirilir. İadenin kapsamı ve faiz gibi yan talepler, temerrüt ve iade tarihleriyle birlikte hesaplanmalıdır.
Dönme ile fesih aynı şey midir?
Günlük dilde iki kavram sıkça birbirinin yerine kullanılsa da hukuki sonuçları her zaman aynı değildir. Özellikle sürekli borç ilişkilerinde geçmişe etkili dönme yerine ileriye etkili sona erdirme sonuçları gündeme gelebilir. Sözleşmenin türü belirlenmeden kullanılan terminoloji talebin yanlış kurulmasına yol açabilir.
Bedel iadesi ile tazminat birlikte istenebilir mi?
Dönme halinde alacaklı, kanundaki şartlarla sözleşmenin hükümsüz kalması nedeniyle uğradığı zararın giderilmesini de talep edebilir. Ancak iade edilen bedel ile tazminat kalemleri birbirine karıştırılmamalı ve aynı zarar iki kez talep edilmemelidir. Tazminatın türü kullanılan seçimlik hakka göre değişir.
Ayıplı mal veya hizmette aynı kurallar mı uygulanır?
Ayıplı satış, eser sözleşmesi ve tüketici işlemleri gibi alanlarda özel seçimlik haklar bulunmaktadır. Bu nedenle “bedel iadesi istiyorum” talebinin hangi özel sözleşme hükmüne dayandığı önce belirlenmelidir. Genel temerrüt hükümleri, özel düzenlemenin bulunduğu durumlarda tek başına yeterli olmayabilir.
Dönme bildirimi nasıl yapılmalı?
Kanunun özel bir şekil aramadığı durumlarda bildirim farklı yollarla yapılabilse de ispat sorunu nedeniyle yazılı ve içeriği açık bir bildirim önemlidir. Bildirimde hangi sözleşmeye dayanıldığı, hangi ihlal nedeniyle seçimlik hakkın kullanıldığı ve iade talebinin kapsamı net olmalıdır. Noter ihtarı her olayda zorunlu değildir ancak ispat kolaylığı sağlayabilir.
Dava öncesinde hangi tarihler çıkarılmalı?
Sözleşme tarihi, ödeme ve teslim tarihleri, vade, ihtar, verilen ek süre, dönme bildirimi ve varsa kısmi iadeler tek kronolojide toplanmalıdır. Çoğu uyuşmazlıkta hangi hakkın ne zaman kullanıldığı sonucu belirler. Bu nedenle yalnız sözleşme metni değil sözleşme sonrası tüm yazışmalar da incelenmelidir.
Dönme hakkı kullanıldığında tarafların önceki edimleri nasıl geri verilir?
Sözleşmeden dönme, ileriye etkili bir fesih gibi yalnız gelecekteki borçları sona erdirmekle sınırlı değildir; tarafların daha önce yerine getirdiği edimlerin iadesi de gündeme gelir. Ödenen bedelin geri verilmesi, teslim edilen malın iadesi veya yapılan kısmi ifanın değerinin nasıl tasfiye edileceği somut sözleşmeye göre belirlenir. İade mümkün değilse değer üzerinden hesap yapılması gerekebilir. Bu nedenle dönme bildirimi yapılırken yalnız “sözleşmeden dönüyorum” denmesi değil, karşılıklı iade taleplerinin ve varsa kullanım, değer kaybı veya masraf kalemlerinin de dosyada netleştirilmesi önemlidir.
Borçlunun temerrüdü ile ayıplı ifada dönme hakkı neden farklı değerlendirilir?
Borç hiç veya zamanında ifa edilmemişse temerrüt hükümleri; mal veya hizmet teslim edilmiş ancak sözleşmeye uygun değilse ayıba ilişkin özel hükümler gündeme gelebilir. Her iki durumda da sözleşmeden dönme sonucu ortaya çıkabilse de hakkın şartları, bildirim yükümlülükleri, ek süre gerekip gerekmediği ve seçimlik haklar aynı değildir. Özellikle tüketici işlemlerinde özel kanun hükümleri genel Borçlar Kanunu düzenlemelerine göre öncelikli olabilir. Bu nedenle uyuşmazlığın “gecikmiş ifa” mı, “ayıplı ifa” mı yoksa “imkansızlık” mı olduğunun doğru sınıflandırılması talep sonucunu doğrudan etkiler.
Dönme bildiriminin ispatı ve zamanlaması neden önemlidir?
Dönme hakkı karşı tarafa ulaşması gereken yenilik doğuran bir beyan niteliği taşıdığından, bildirimin yapıldığı ve ulaştığı tarihin ispatı önemlidir. Noter, KEP, iadeli taahhütlü posta veya doğrulanabilir elektronik yazışmalar uyuşmazlığın niteliğine göre delil işlevi görebilir. Özellikle ek süre verilmişse bu sürenin ne zaman başladığı ve sona erdiği de kayıt altına alınmalıdır. Tarafın uzun süre ifayı kabul eder gibi davranıp daha sonra dönme beyanında bulunması bazı olaylarda dürüstlük kuralı ve seçimlik hakkın kullanımı bakımından ayrıca tartışma yaratabilir.
Her uyuşmazlık, somut olayın özellikleri ve mevcut deliller doğrultusunda ayrı değerlendirilir. Dosyanız bakımından uygulanabilecek hukuki yolların belirlenmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişime geçin