“Af çıktı mı?” sorusu, infaz kanununda her değişiklik olduğunda yeniden gündeme geliyor. Oysa genel af, özel af, koşullu salıverilme, denetimli serbestlik ve açık cezaevine erken ayrılma hukuken aynı kurumlar değildir. 2025 sonunda yürürlüğe giren 11. Yargı Paketi infaz bakımından önemli bir genişleme getirdi; 2026 tarihli 12. Yargı Paketi ise esas olarak yargılama ve hukuk mevzuatına ilişkindir. Bunların hiçbiri kendiliğinden “genel af” olarak adlandırılamaz.
Genel af ne demektir?
Genel af, ceza hukukunda suçun ve mahkumiyetin sonuçları üzerinde geniş etki doğuran istisnai bir kurumdur. Bir infaz değişikliğinden farklı olarak yalnız kişinin cezaevinde ne kadar kalacağını değil, mahkumiyetin hukuki sonuçlarını da etkileyebilir. Bu nedenle genel af ancak açık bir yasal düzenlemeyle ve kapsamı belirtilerek gündeme gelir.
İnfaz düzenlemesi neyi değiştirir?
İnfaz düzenlemesi ise mahkumiyet hükmünü ortadan kaldırmadan cezanın nasıl ve hangi aşamalardan geçerek yerine getirileceğini değiştirebilir. Koşullu salıverilme oranı, denetimli serbestlik, açık kuruma ayrılma veya özel infaz usulleri buna örnektir.
Bir hükümlünün cezaevinden daha erken çıkabilmesi, tek başına o düzenlemenin af olduğu anlamına gelmez. Mahkumiyet varlığını sürdürebilir ve adli sicil, tekerrür veya diğer hukuki sonuçlar bakımından etkisini devam ettirebilir.
11. Yargı Paketi neden “af” değil?
11. Yargı Paketiyle 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen belirli suçlar yönünden, şartları taşıyan hükümlülere açık ceza infaz kurumuna ve denetimli serbestliğe üç yıl daha erken ayrılabilme imkanı tanındı. Adalet Bakanlığı da bu düzenlemenin genel af olmadığını açıkça belirtti.
Ayrıca belirli nitelikli öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, terör ve örgüt faaliyeti kapsamındaki suçlar ile kanunda sayılan başka suçlar kapsam dışında tutuldu. Genel bir “herkes çıktı” sonucu söz konusu değildir.
12. Yargı Paketi infaz paketi mi?
31 Temmuz 2026’da yayımlanan 12. Yargı Paketi ağırlıklı olarak hukuk yargılamasının hızlandırılması, icra ve elektronik satış, kanuni faiz, tazminat hesabı, idari yargı ve bazı ceza muhakemesi konularında değişiklikler içeriyor. Bu nedenle 12. Yargı Paketini yeni bir af veya toplu infaz indirimi olarak değerlendirmek doğru değildir.
Koşullu salıverilme af mıdır?
Hayır. Koşullu salıverilmede hükümlü cezasının kanunda öngörülen kısmını iyi halli olarak infaz ettikten sonra kalan süreyi belirli bir hukuki statü altında dışarıda geçirir. Ceza ve mahkumiyet ortadan kalkmaz. Koşullu salıverilmenin geri alınması gibi sonuçlar da mümkündür.
Denetimli serbestlik de cezanın silinmesi değildir
Denetimli serbestlik, cezanın belirli bir bölümünün toplum içinde ve yükümlülükler altında infaz edilmesine imkan veren bir sistemdir. İmza, programlara katılma veya başka yükümlülükler uygulanabilir. Yükümlülük ihlalinde kişi yeniden kuruma alınabilir.
Bir haberin gerçekten af olup olmadığı nasıl anlaşılır?
- Resmi Gazete’de yayımlanmış kanun metnine bakın.
- Düzenlemenin “af” mı yoksa 5275 sayılı İnfaz Kanununda değişiklik mi yaptığına bakın.
- Suç ve tarih bakımından kapsam dışı haller bulunup bulunmadığını kontrol edin.
- Haber başlığındaki “tahliye” ifadesini cezanın tamamen silinmesi olarak okumayın.
İnfaz hukukunda küçük bir tarih veya suç türü farkı sonucu değiştirebilir. Bu nedenle “af çıktı mı?” sorusunun pratik karşılığı, kişinin kendi kesinleşmiş ilamı ve müddetnamesi bakımından yeni düzenlemenin ne sonuç doğurduğunun incelenmesidir.
Adli sicil kaydı bakımından fark neden önemlidir?
Bir kişinin cezaevinden erken ayrılması ile mahkumiyet hükmünün ortadan kalkması aynı şey değildir. İnfaz değişikliği, cezanın kurumda veya dışarıda nasıl yerine getirileceğini etkileyebilirken mahkumiyetin adli sicil, tekerrür ve bazı özel kanunlardaki sonuçları devam edebilir. Genel af ise kapsamına göre mahkumiyetin hukuki sonuçlarında çok daha farklı etkiler doğurabilir.
Bu yüzden “çıktı mı?” sorusunun yanında “mahkumiyet kaydı ve yan sonuçlar ne oldu?” sorusu da sorulmalıdır. Bir tahliye haberi tek başına af sonucunu göstermez.
Af ile infaz düzenlemesi arasındaki hukuki fark neden önemlidir?
Bir düzenlemenin gerçekten af olup olmadığını anlamak için kanunun suçun ve cezanın hukuki varlığına mı, yoksa yalnız infaz biçimi ve süresine mi müdahale ettiğine bakılmalıdır. Yayımlanma tarihi kadar yürürlük ve geçiş hükümleri de ayrıca okunmalıdır.
Özel af ile genel af arasındaki fark nedir?
TCK m.65’e göre genel af halinde kamu davası düşer ve hükmolunan cezalar bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. Özel af ise hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine son verebilir, süreyi kısaltabilir veya cezayı adli para cezasına çevirebilir; mahkumiyetin tüm hukuki sonuçlarını genel af gibi ortadan kaldırmaz. Bu nedenle bir düzenlemenin “af” olarak adlandırılması yerine kanuni etkisine bakılmalıdır.
Af yetkisi kimdedir?
Genel ve özel af konusunda temel yasama yetkisi TBMM’ye aittir ve Anayasa bu karar için nitelikli çoğunluk öngörür. Cumhurbaşkanının sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle belirli kişilerin cezalarını hafifletme veya kaldırma yetkisi ise farklı ve bireysel bir anayasal yetkidir. Bu iki mekanizma aynı hukuki kurum değildir.
Geçici infaz düzenlemeleri neden af sayılmaz?
Bir düzenleme koşullu salıverilme, denetimli serbestlik veya açık kuruma ayrılma tarihini değiştirirken mahkumiyet hükmünü ortadan kaldırmıyorsa esas olarak infaz rejimini etkiler. Ceza varlığını sürdürür, yalnız nasıl ve nerede infaz edileceği değişebilir. Bu ayrım adli sicil, tekerrür, hak yoksunlukları ve gelecekteki infaz hesabı bakımından önem taşır.
Her uyuşmazlık, somut olayın özellikleri ve mevcut deliller doğrultusunda ayrı değerlendirilir. Dosyanız bakımından uygulanabilecek hukuki yolların belirlenmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişime geçin