Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), 2024–2026 arasında birden fazla anayasal ve yasal değişikliğe konu oldu. Anayasa Mahkemesinin 2025 tarihli iptal kararı 30 Eylül 2026 tarihinde yürürlüğe girecek şekilde ertelenmişti. Ancak bu tarih gelmeden, 31 Temmuz 2026’da yayımlanan 7589 sayılı Kanunla CMK 231’in HAGB hükümleri yeniden düzenlendi. Bu nedenle güncel değerlendirmede hem yeni madde metni hem de eski dosyalar için geçiş hükümleri birlikte okunmalıdır.
30 Eylül 2026’da HAGB kalkıyor mu?
Anayasa Mahkemesi 10 Temmuz 2025 tarihli kararında o tarihte yürürlükte bulunan HAGB düzenlemesinin temel hükmünü iptal etti ve iptal hükmünün Resmi Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi. Kararın 31 Aralık 2025’te yayımlanması nedeniyle bu tarih 30 Eylül 2026’ya denk geliyordu.
Bununla birlikte 7589 sayılı Kanun 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girerek CMK 231’in HAGB’ye ilişkin fıkralarını yeniden düzenledi. Dolayısıyla 30 Eylül 2026 tarihi itibarıyla “HAGB kendiliğinden tamamen kalkacak” şeklinde bir sonuç çıkarmak güncel mevzuatı yansıtmaz. Yeni düzenleme HAGB kurumunu sürdürmektedir; ancak eski tarihli dosyalarda hangi hükmün uygulanacağı geçiş kurallarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
HAGB hangi şartlarda uygulanır?
Yargılama sonunda hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis cezası veya adli para cezasıysa HAGB değerlendirilebilir. Burada suçun kanundaki soyut ceza üst sınırından çok, yargılama sonunda sanık hakkında belirlenen sonuç ceza önemlidir.
Ancak yalnız ceza miktarının uygun olması yeterli değildir. Kanundaki kişisel ve maddi şartların da birlikte bulunması gerekir.
Sanık bakımından aranan temel şartlar
Güncel CMK düzenlemesine göre sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması, mahkemenin yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaate varması ve suç nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın kural olarak giderilmiş olması gerekir. Zarar hemen karşılanamıyorsa kanundaki şartlarla denetim süresinde taksitli giderim imkanı da gündeme gelebilir.
Her suç maddi zarar doğurmadığı için zarar giderme şartının somut olaya nasıl uygulanacağı suç tipine göre değişir.
Sanığın kabulü gerekiyor mu?
1 Haziran 2024 sonrası HAGB rejiminde sanığın kabulü genel şart olmaktan çıkarıldı. Ancak geçiş hükümleri nedeniyle 1 Haziran 2024’ten önce verilmiş HAGB kararları bakımından eski kanun yolu ve kabul şartına ilişkin kurallar önemini sürdürebilir. Eski bir dosyada yalnız güncel madde metniyle sonuç çıkarılmamalıdır.
Hangi suçlarda HAGB uygulanamaz?
7589 sayılı Kanunla işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlarda HAGB uygulanamayacağı açıkça düzenlendi. Ayrıca özel kanunlarda HAGB'yi sınırlayan başka hükümler bulunabileceğinden suç tipi ayrıca kontrol edilmelidir.
HAGB verilirse ne olur?
Mahkeme bir mahkumiyet hükmü kurar ancak bu hükmün açıklanmasını geri bırakır. Sanık kural olarak beş yıllık denetim süresine tabi olur. Bu süre içinde mahkeme belirli denetimli serbestlik yükümlülükleri de öngörebilir.
Denetim süresinde kasten yeni bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uygun davranılırsa açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir. Buna karşılık yeni kasıtlı suç veya yükümlülük ihlali halinde hükmün açıklanması gündeme gelebilir.
HAGB kararı adli sicile işler mi?
HAGB, kesinleşmiş normal bir mahkumiyet kaydı gibi genel adli sicil belgesinde gösterilmez; kendine özgü bir sisteme kaydedilir ve kanunda belirtilen amaçlarla yetkili makamlarca kullanılabilir. Bu nedenle “hiçbir yerde görünmez” demek de “sabıka kaydıyla aynıdır” demek de doğru değildir.
HAGB kararına karşı hangi kanun yolu var?
1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen HAGB kararları bakımından istinaf yolu öngörülmüştür. Bölge adliye mahkemesi, karar ve hükmü usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden inceleyebilir. Eski tarihli HAGB kararlarında ise geçiş hükümleri nedeniyle farklı kanun yolu uygulanabilir.
HAGB her zaman sanığın lehine midir?
Çoğu dosyada infaz edilebilir bir mahkumiyet yerine HAGB önemli avantaj sağlayabilir; ancak sanığın temel savunması beraat ise yalnız “nasıl olsa HAGB çıkar” düşüncesiyle mahkumiyetin esasına ilişkin itirazlardan vazgeçilmemelidir. HAGB bir beraat kararı değildir. Deliller, suçun unsurları ve hukuka aykırılık iddiaları önce esas yönünden değerlendirilmelidir.
Bu konuyla bağlantılı olarak genel af ve 11. Yargı Paketi başlıkları da dosyanın özelliğine göre birlikte değerlendirilmelidir.
HAGB bakımından hangi koşullar birlikte değerlendirilir?
Suç tarihi ve karar tarihi yanında sanığın önceki mahkumiyetleri, zararın giderilmesi koşulu ve mahkemenin HAGB yönünden yaptığı bireysel değerlendirme birlikte incelenmelidir. Kanun yolu ve yürürlük değişiklikleri bakımından karar tarihindeki düzenleme ayrıca kontrol edilmelidir.
Eski ve yeni HAGB dosyalarında neden karar tarihi tek başına yeterli değildir?
HAGB düzenlemesi son yıllarda hem Anayasa Mahkemesi kararları hem de kanun değişiklikleri nedeniyle birden fazla geçiş rejimine konu oldu. Suç tarihi, hüküm tarihi, HAGB kararının verildiği tarih ve kanun yolu aşaması birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle daha önce verilmiş bir HAGB kararının denetimi ile yeni yargılamada ilk kez HAGB uygulanması aynı geçiş kuralına tabi olmayabilir.
Zararın giderilmesi şartı nasıl uygulanır?
HAGB bakımından mağdurun veya kamunun uğradığı somut maddi zarar ile manevi zarar birbirinden ayrılmalıdır. Zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle giderilip giderilmediği dosya üzerinden belirlenir. Zarar miktarı tartışmalıysa mahkemenin bu koşulu hangi veriye dayanarak değerlendirdiği gerekçede denetlenebilir olmalıdır.
HAGB ihtimali esas hakkında savunmanın önüne geçmeli mi?
HAGB, suçun sabit görülmesinden sonra gündeme gelen bir bireyselleştirme kurumudur; beraatin alternatifi değildir. Delilin hukuka aykırılığı, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmaması, kast veya kusur tartışmaları önce değerlendirilmelidir. Sanık yönünden en elverişli sonuç, dosyanın esasına göre beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, düşme veya HAGB seçeneklerinden hangisinin hukuken mümkün olduğuna göre değişebilir.
2026 değişikliği HAGB denetim sürecini nasıl etkiledi?
2026 yılında CMK 231’de yapılan değişiklikler, denetim süresinde kasten yeni suç işlenmesi veya denetimli serbestlik yükümlülüklerine aykırılık halinde mahkemenin verebileceği kararların çerçevesini yeniden düzenledi. Bu nedenle eski tarihli internet içeriklerindeki “şart ihlal edilirse hüküm mutlaka aynen açıklanır” şeklindeki genellemeler güncel metinle birlikte kontrol edilmelidir.
Denetim süresinde yeni suç iddiası tek başına yeterli midir?
HAGB bakımından denetim süresindeki davranış değerlendirilirken kanunun aradığı koşulların oluşup oluşmadığı önemlidir. Sırf bir soruşturma açılması ile kasten yeni bir suç işlenmesinin hukuken belirlenmesi aynı şey değildir. Mahkeme, ihlalin niteliğini ve dosyanın geldiği aşamayı güncel CMK 231 çerçevesinde değerlendirmelidir.
HAGB kararında istinaf incelemesinin kapsamı nedir?
Güncel CMK 231 uyarınca HAGB kararına karşı istinaf yolu öngörülmüştür ve inceleme yalnız şekli şartlarla sınırlı değildir. Bölge adliye mahkemesi usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıkları kanundaki çerçevede değerlendirebilir. Bu nedenle başvuruda yalnız HAGB koşulları değil, suçun sübutu, delil değerlendirmesi ve yaptırıma ilişkin itirazlar da dosyanın durumuna göre önem taşıyabilir.
HAGB ile erteleme ve seçenek yaptırım hangi noktada ayrılır?
HAGB’de mahkumiyet hükmünün açıklanması geri bırakılır; hapis cezasının ertelenmesinde ise açıklanmış ve kesinleşebilir bir mahkumiyet hükmünün infazı ertelenir. Seçenek yaptırıma çevirmede ise kısa süreli hapis cezasının niteliği değiştirilir. Adli sicil, denetim ve ihlal sonuçları bakımından bu üç kurum aynı değildir; sanık lehine olan seçenek dosyaya göre karşılaştırılmalıdır.
Her uyuşmazlık, somut olayın özellikleri ve mevcut deliller doğrultusunda ayrı değerlendirilir. Dosyanız bakımından uygulanabilecek hukuki yolların belirlenmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişime geçin