Bir işçinin bordrosunda alt işveren şirketin adı bulunması, asıl işverenin işçilik alacaklarından hiçbir zaman sorumlu olmayacağı anlamına gelmez. İş Kanunu m. 2, kanuna uygun kurulmuş asıl işveren-alt işveren ilişkisinde bile asıl işverene belirli işçilik yükümlülükleri bakımından birlikte sorumluluk yükler. Önce ilişkinin gerçekten alt işverenlik olup olmadığı, ardından hangi alacağın hangi çalışma döneminden doğduğu belirlenmelidir.
Asıl işveren-alt işveren ilişkisi nasıl kurulur?
İş Kanunu m. 2’ye göre bir işverenden, işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve işçilerini bu işyerinde çalıştıran diğer işverenle asıl işveren arasında alt işverenlik ilişkisi kurulabilir. Sözleşmenin adı değil fiili çalışma düzeni belirleyicidir.
Asıl işveren neden işçilik alacaklarından sorumludur?
Kanun, asıl işvereni alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu tutar. Böylece işçi, kanuni koşullar oluştuğunda alacağını yalnız bordro işvereninden değil asıl işverenden de talep edebilir.
Birlikte sorumluluk hangi alacakları kapsar?
Ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık izin veya feshe bağlı tazminatlar bakımından sorumluluk, alacağın doğduğu dönem ve işçinin asıl işveren işyerindeki çalışmasıyla bağlantısı gözetilerek incelenir. Her talep kaleminin dönemi ayrı belirlenmelidir. İşçinin başka işyerlerinde geçen çalışması, asıl işveren bakımından otomatik sorumluluk yaratmaz.
Asıl işin bir bölümü alt işverene verilebilir mi?
Asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi kanunda daha sıkı koşullara bağlanmıştır. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren iş ölçütü önem taşır. Yardımcı işler ile asıl işin bölünmesi aynı değerlendirmeye tabi değildir. İlişkinin kurulma sebebi ve alt işverenin gerçekten bağımsız bir işveren organizasyonuna sahip olup olmadığı araştırılır.
Muvazaalı alt işverenlik ne sonuç doğurur?
Kanunda öngörülen sınırlamaları aşmak, mevcut işçilerin haklarını kısıtlamak veya görünürde ayrı bir işveren yaratmak amacıyla kurulan ilişkiler muvazaa bakımından incelenir. Muvazaa tespit edilirse alt işveren işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılabilir. Bu sonuç, yalnız alacağın tahsilinde birlikte sorumluluktan daha geniştir; işçinin işvereninin kim olduğu nitelendirmesini değiştirir.
Asıl işverenin eski çalışanı alt işveren olabilir mi?
İş Kanunu, daha önce o işyerinde çalıştırılan bir kimseyle alt işveren ilişkisi kurulmasına ilişkin özel bir yasak içerir. Ayrıca asıl işveren işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak haklarının kısıtlanmasına izin verilmez. Bu yasakların amacı, işçilik haklarının görünürdeki şirket değişiklikleriyle azaltılmasını önlemektir.
Alt işveren değişirse kıdem ne olur?
Aynı asıl işveren işyerinde farklı alt işverenler yanında kesintisiz çalışmanın bulunması halinde hizmet süresinin nasıl değerlendirileceği, işyeri devri ve alt işverenlik ilkeleri birlikte incelenir. Bordro şirketinin değişmiş olması tek başına hizmet süresini sıfırlamaz. Fiili çalışma, görev yeri, ara verme olup olmadığı ve alt işveren değişikliğinin niteliği dosya üzerinden belirlenmelidir.
Asıl işveren her durumda bütün borçtan sorumlu mudur?
Hayır. Kanuni sorumluluk, işçinin asıl işveren işyerindeki çalışması ve ilgili alacağın bu ilişki kapsamında doğmasıyla bağlantılıdır. İşçinin alt işverenin başka işyerindeki önceki çalışmaları veya asıl işverenle ilgisi olmayan borçları ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle davada çalışma dönemleri ve işyerleri birbirinden ayrılmalıdır.
Muvazaa iddiasında hangi deliller önemlidir?
İşçiye günlük talimatı kimin verdiği, işe alma ve çıkarma kararlarının kim tarafından alındığı, ekipman ve organizasyonun kime ait olduğu, alt işverenin başka işverenlere hizmet verip vermediği, işin asıl işin parçası olup olmadığı ve sözleşmelerin fiili uygulamayla uyumu önemlidir. Yalnız hizmet alım sözleşmesinin bulunması, ilişkinin kanuna uygun olduğunu tek başına göstermez.
Alacak talebinde nasıl bir dönem tablosu hazırlanmalıdır?
İşçinin hangi tarihlerde hangi alt işveren bordrosunda göründüğü, fiilen hangi asıl işveren işyerinde çalıştığı, ücret ve çalışma düzeninin değişip değişmediği ve iş sözleşmesinin ne zaman sona erdiği tablo haline getirilmelidir. SGK hizmet dökümü, bordrolar, banka kayıtları, hizmet alım sözleşmeleri ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde doğru sorumluluk haritası kurulabilir.
İlgili hukuki konular
Bu konuyla bağlantılı diğer rehberler:
Mevzuat ve kaynaklar
- 4857 sayılı İş Kanunu m. 2
- Yargıtay kararlarında asıl işveren-alt işveren ilişkisi
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut olayın belge, tarih ve usul koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.
Her uyuşmazlık, somut olayın özellikleri ve mevcut deliller doğrultusunda ayrı değerlendirilir. Dosyanız bakımından uygulanabilecek hukuki yolların belirlenmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişime geçin