Satın alınan ürünün arızalı çıkması halinde tüketici yalnız “servise gönderme” hakkına sahip değildir. Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda 6502 sayılı Kanun tüketiciye sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım veya imkan varsa ayıpsız misliyle değişim seçenekleri tanır. Hangi hakkın seçildiği ve bu talebin kime, ne zaman bildirildiği uyuşmazlığın merkezindedir.
Bir mal ne zaman ayıplı sayılır?
Malın sözleşmede veya reklamda belirtilen özellikleri taşımaması, kullanım amacından beklenen faydayı azaltan bir eksiklik bulunması, yanlış montaj yapılması veya tüketiciye vaat edilen niteliğin gerçekte bulunmaması ayıplı mal hükümlerini gündeme getirebilir. Sorunun mutlaka ürünün hiç çalışmaması şeklinde ortaya çıkması gerekmez.
Örneğin sıfır araçta teslimden önce oluşmuş ve gizlenmiş bir boya işlemi, telefonda sürekli tekrarlayan donma problemi veya mobilyanın belirtilen ölçülerden farklı teslim edilmesi farklı türde ayıp iddiaları doğurabilir.
Tüketicinin dört seçimlik hakkı vardır
- Malı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme ve bedelin iadesini isteme,
- Malı elinde tutup ayıp oranında bedel indirimi isteme,
- Aşırı masraf gerektirmiyorsa ücretsiz onarım isteme,
- İmkan varsa ayıpsız misliyle değişim isteme.
Satıcı kural olarak tüketicinin seçtiği hakkı yerine getirmekle yükümlüdür. Ücretsiz onarım veya değişim hakları şartları varsa üretici veya ithalatçıya karşı da ileri sürülebilir. Bu nedenle satıcının her uyuşmazlıkta “önce servise gönderelim, sadece tamir yapabiliriz” şeklindeki cevabı tüketicinin seçimlik hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Servise teslim ederken talebinizi belgeye yazdırın
Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biri, tüketicinin değişim veya bedel iadesi istediğini söylemesine rağmen servis formuna yalnız “onarım” kaydı düşülmesidir. Daha sonra satıcı ürünün ücretsiz onarım için teslim edildiğini ileri sürebilir.
Ticaret Bakanlığının tüketici rehberinde de, tüketicinin seçtiği hakkı servis teslim belgesine yazdırmasının ispat bakımından önemli olduğu belirtilmektedir. Bu nedenle ürün servise bırakılırken “bedel iadesi talep ediyorum”, “ayıpsız misliyle değişim talep ediyorum” veya seçilen diğer hakkın açıkça yazılması yararlıdır.
İlk altı ayda ispat yükü tüketici lehine değişir
Teslimden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıbın teslim tarihinde var olduğu kabul edilir ve aksini ispat yükü satıcıya düşer. Bu kural, tüketicinin ilk altı ay içinde her iddiasının otomatik olarak kabul edileceği anlamına gelmez; ancak ayıbın sonradan kullanıcı tarafından meydana getirildiğini ileri süren satıcının bunu ispat etmesi gerekir.
Altı aylık sürenin geçmesi tüketicinin hakkını sona erdirmez. Yalnız ispat dengesi değişebilir. Bu nedenle özellikle sonradan ortaya çıkan gizli ayıplarda servis kayıtları, fotoğraflar, uzman incelemesi ve ürünün önceki arıza geçmişi önem kazanır.
Zamanaşımı ne kadardır?
Diğer kanunlarda veya sözleşmede daha uzun bir süre bulunmadıkça, taşınır mallarda ayıplı mal sorumluluğu teslimden itibaren genel olarak iki yıllık zamanaşımına tabidir. Konut veya tatil amaçlı taşınmazlarda bu süre beş yıldır. İkinci el ürünlerde kanunun öngördüğü asgari sorumluluk süreleri farklıdır. Ayıp ağır kusur veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı bakımından ayrıca değerlendirme yapılır.
Garanti süresi ile ayıplı mal hakkı aynı şey değildir
Garanti belgesi ve garanti süresi tüketicinin haklarını destekleyen ayrı bir sistemdir. Ayıplı maldan doğan seçimlik haklar yalnız garanti belgesinin varlığına bağlı değildir. Bu yüzden “garanti bitti, hiçbir hakkınız kalmadı” veya “garanti devam ediyor, sadece ücretsiz tamir isteyebilirsiniz” şeklindeki cevaplar her durumda doğru değildir.
Hakem heyeti mi tüketici mahkemesi mi?
2026 yılında değeri 186.000 TL'nin altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında tüketici hakem heyetine başvuru yapılır. Bu tutar ve üzerindeki uyuşmazlıklar hakem heyetinin görev alanı dışındadır; dava şartı arabuluculuk ve ardından tüketici mahkemesi yolu gündeme gelir.
Uyuşmazlık değerinin nasıl belirleneceği de önemlidir. Örneğin malın tamamen iadesi isteniyorsa satış bedeli; yalnız ayıp oranında indirim isteniyorsa talep edilen indirim miktarı uyuşmazlık değerinin belirlenmesinde rol oynayabilir.
Dosyada hangi belgeler olmalı?
- Fatura veya satış sözleşmesi,
- Garanti belgesi varsa garanti belgesi,
- Servis teslim ve onarım formları,
- Satıcıyla yapılan e-posta ve mesajlaşmalar,
- Ayıbı gösteren fotoğraf veya video,
- Seçimlik hakkın ne zaman ve nasıl bildirildiğini gösteren kayıtlar.
Ayıplı mal uyuşmazlığında en önemli soru yalnız “ürün bozuk mu?” değildir. Tüketici hangi seçimlik hakkı kullandı, bu hakkı doğru kişiye yöneltti mi ve ayıbı hangi belgeyle gösterebiliyor? Dosyanın sonucu çoğu zaman bu üç noktada şekillenir.
Ayıp, seçimlik hak ve ispatın birlikte değerlendirilmesi
Ayıbın ne zaman ortaya çıktığı, satıcıya ne zaman bildirildiği ve tüketicinin hangi seçimlik hakkı kullandığı kronolojik olarak gösterilmelidir. Garanti belgesi, ayıp sorumluluğu ve servis süreci aynı kavramlar olmadığından her biri kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.
Servis raporu ile tüketicinin seçimlik hakkı aynı şey değildir
Temsili olay: Yeni alınan cihaz tekrarlayan arıza nedeniyle servise gönderiliyor. Servis “onarım tamamlandı” kaydı düşüyor ancak cihaz kısa süre sonra aynı belirtiyi gösteriyor. Bu durumda yalnız kaç kez servise gidildiği değil, ilk şikayetin tarihi, arıza açıklamasının tutarlılığı, ürünün kullanım koşulları ve tüketicinin satıcıya yönelttiği talep önemlidir. Servisin cihaz üzerinde işlem yapması, tüketicinin hangi seçimlik hakkı kullandığı konusunu her olayda kendiliğinden açıklığa kavuşturmaz.
6502 sayılı Kanunun 11. maddesi çerçevesinde bedel iadesi, bedel indirimi, ücretsiz onarım ve koşulları varsa ayıpsız misliyle değiştirme seçenekleri ayrı hukuki sonuçlar doğurur. Tüketici başvuruda seçtiği hakkı, ürünün ayıbını ve talebin muhatabını açıkça yazmalıdır. Ticaret Bakanlığının ayıplı mal rehberi, seçimlik hakların kapsamını ve bazı hakların uygulanmasına ilişkin sınırlamaları açıklamaktadır.
İspat dosyası nasıl kurulmalı?
Ayıp iddiasında yalnız fatura sunulması çoğu zaman ürünün nasıl arızalandığını göstermez. Satış ilanındaki teknik vaat, teslim tarihi, ilk arıza kaydı, servis formu, yazılı başvuru, satıcının yanıtı ve varsa görsel kayıtlar kronolojik dizilmelidir. İlk altı ay içinde ortaya çıkan ayıplara ilişkin kanuni karine değerlendirilirken malın veya ayıbın niteliğine bağlı istisna da göz önünde tutulur.
Karşılaştırma: Ürünün daha baştan ilan edilen özelliği taşımaması ile kullanım sırasında ortaya çıkan teknik arıza aynı delillerle ispatlanmayabilir. İlkinde ilan ve ürün özellikleri; ikincisinde servis incelemesi, kullanım geçmişi ve arıza kronolojisi daha belirleyici olabilir. Tüketici hakem heyeti veya mahkeme önüne götürülen başvurunun bu ayrımı netleştirmesi, iddianın denetlenebilirliğini artırır.
Her uyuşmazlık, somut olayın özellikleri ve mevcut deliller doğrultusunda ayrı değerlendirilir. Dosyanız bakımından uygulanabilecek hukuki yolların belirlenmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişime geçin