TCK m.138, kanunların belirlediği süreler geçmesine rağmen sistemdeki kişisel verileri yok etmekle yükümlü olan kişinin bu görevini yerine getirmemesini cezalandırır. Suç, verinin başlangıçta hukuka uygun biçimde elde edilmiş olabileceği durumlarda da gündeme gelebilir; belirleyici nokta, sonraki aşamada doğan yok etme yükümlülüğünün ve süresinin ihlal edilmesidir.

TCK 138’de hangi davranış suçtur?

Suç, kanunen yok edilmesi gereken verinin yükümlü kişi tarafından süresi içinde yok edilmemesiyle oluşur. Bu nedenle sıradan veri saklama davranışından farklıdır; önce belirli bir mevzuat hükmünden doğan yok etme görevi ve bu görevin uygulanacağı zaman tespit edilmelidir. Yükümlülük bulunmadan yalnız uzun süre veri saklanması, TCK m.138 bakımından tek başına yeterli değildir.

Yok etme yükümlülüğü nereden doğar?

Yükümlülük TCK’dan tek başına değil, kişisel verilerin saklanma ve imha süresini düzenleyen kanun veya ilgili mevzuattan kaynaklanır. Bu nedenle ceza dosyasında hangi özel düzenlemenin verinin imhasını zorunlu kıldığı açıkça gösterilmelidir. Kurumun saklama politikası, yasal saklama süreleri ve verinin işlenme amacı sona erdiğinde doğan yükümlülükler birlikte değerlendirilir.

Kanuni sürenin dolması neden önemlidir?

Madde 138, kanunların belirlediği sürenin geçmiş olmasını açık unsur haline getirir. Henüz saklanması zorunlu bir verinin erken silinmemesi suç değildir. Buna karşılık saklama zorunluluğu sona ermiş ve yok etme zamanı gelmişse yükümlünün pasif kalması cezai sorumluluk doğurabilir. Başlangıç ve bitiş tarihleri bu nedenle dosyada somutlaştırılmalıdır.

Silme, yok etme ve anonimleştirme aynı şey midir?

Veri koruma hukukunda silme, yok etme ve anonimleştirme farklı teknik ve hukuki sonuçlar doğurabilir. TCK m.138 metni yok etme yükümlülüğüne odaklanır. Somut mevzuatın hangi imha yöntemini zorunlu tuttuğu belirlenmeden yalnız erişimin kısıtlanması veya dosyanın görünmez hale getirilmesi yeterli kabul edilemez. Teknik sistemde verinin gerçekten erişilemez ve geri getirilemez hale gelip gelmediği önem taşıyabilir.

CMK kapsamında yok edilmesi gereken verilerde durum nedir?

TCK m.138/2, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre ortadan kaldırılması veya yok edilmesi gereken verilerin suçun konusu olması halinde cezayı bir kat artırır. Bu özel düzenleme, ceza soruşturması sırasında elde edilen ve kanun gereği artık tutulmaması gereken veriler bakımından daha ağır koruma sağlar. Hangi CMK hükmünün imha yükümlülüğü doğurduğu dosyada ayrıca gösterilmelidir.

Fail kim olabilir?

Suç özgü nitelik taşır; veriyi yok etmekle hukuken yükümlü olan kişi fail olabilir. Kurum içinde veri sorumlusu sıfatı, görev dağılımı, teknik yetki ve imha kararını kimin vereceği önemlidir. Bir çalışanın sisteme erişebilmesi tek başına onu yükümlü yapmaz. Ceza sorumluluğu şahsidir ve görev tanımı ile fiili yetki somut olarak araştırılmalıdır.

Kast nasıl ispatlanır?

Failin yok etme yükümlülüğünü ve sürenin dolduğunu bilmesine rağmen veriyi sistemde tutmaya devam ettiği ortaya konulmalıdır. Otomatik yedekleme, teknik arıza, yetki eksikliği veya yanlış yapılandırma gibi durumlarda kastın varlığı ayrıca incelenir. Uyarı yazıları, kurum içi talimatlar, loglar ve imha süreçleri kast değerlendirmesinde önem taşır.

TCK 135 ve 136’dan farkı nedir?

TCK m.135 verinin hukuka aykırı kaydedilmesini, m.136 hukuka aykırı verme, yayma veya ele geçirmeyi; m.138 ise artık tutulmaması gereken verinin yok edilmemesini düzenler. Bir veri başlangıçta hukuka uygun kaydedilmiş olsa bile süresi dolduktan sonra m.138 gündeme gelebilir. Bu nedenle suç tiplerinin zaman ve fiil bakımından birbirinden ayrılması gerekir.

Hangi deliller önemlidir?

Veri envanteri, saklama-imha politikaları, sistem logları, yedekleme kayıtları, kurum içi görevlendirmeler, silme talepleri, erişim yetkileri ve bilirkişi incelemeleri temel delillerdir. Verinin sistemde hangi tarihe kadar tutulduğu ve teknik olarak silinip silinmediği çoğu kez uzman incelemesi gerektirir. Kimin sorumlu olduğu da yalnız unvana bakılarak belirlenemez.

Şikayet şartı var mıdır?

TCK m.139, verileri yok etmeme suçunu şikayete bağlı suçlar dışında bırakır. Dolayısıyla soruşturma resen yürütülebilir. Veri sahibinin başvurusu veya şikayeti soruşturmanın başlamasına fiilen neden olabilir; ancak vazgeçme, şikayete bağlı suçlarda olduğu gibi kamu davasını kendiliğinden düşürmez.

Savunmada hangi noktalar incelenmelidir?

Savunmada önce yok etme yükümlülüğünün açık hukuki dayanağı, saklama süresinin gerçekten dolup dolmadığı ve sanığın bu yükümlülüğün muhatabı olup olmadığı kontrol edilmelidir. Ardından teknik sistemde verinin durumu, yedek kopyaların niteliği ve sanığın silme yetkisi araştırılmalıdır. Kurumsal sorumluluk ile bireysel ceza sorumluluğu birbirine karıştırılmamalıdır.

Mahkumiyet için hangi unsurlar somutlaştırılmalıdır?

Mahkeme; hangi verinin, hangi mevzuat gereği, hangi tarihte yok edilmesi gerektiğini ve sanığın buna rağmen hangi somut davranış veya ihmalle veriyi sistemde tuttuğunu göstermelidir. Yalnız veri koruma politikasındaki eksiklik veya kurumsal denetim bulgusu ceza mahkumiyeti için yeterli değildir; kişisel kusur ve kast ayrıca ispatlanmalıdır.

İlgili hukuki konular

Mevzuat ve kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut olayın delilleri, tarihleri, suç vasfı ve usul koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.

Yok etme yükümlülüğünün doğduğu tarih nasıl belirlenir?

Ceza sorumluluğu için verinin hukuka uygun saklama sebebinin ne zaman sona erdiği ve ilgili mevzuata göre silme veya yok etme yükümlülüğünün ne zaman doğduğu belirlenmelidir. Kurum içi politika tek başına yeterli olmayıp kanun, ikincil mevzuat ve somut işleme amacı birlikte incelenir.

CMK kapsamında toplanan verilerde özel hüküm nasıl uygulanır?

Ceza muhakemesi kapsamında elde edilen kişisel verilerin kanunda öngörülen aşamada yok edilmemesi TCK m.138 içinde ayrıca düzenlenmiştir. İmha yükümlülüğünü doğuran karar ve tarih, soruşturma veya kovuşturmanın sonucu ve ilgili CMK hükmü dosyada somutlaştırılmalıdır.

Kurumsal sistemlerde fail nasıl belirlenir?

Verilerin şirket veya kamu kurumunda otomatik saklanması halinde sorumluluk tüzel kişiliğe soyut biçimde yüklenmez. Silme veya yok etme yetkisi bulunan gerçek kişinin kim olduğu, yükümlülükten haberdar olup olmadığı ve teknik olarak müdahale imkanı bulunup bulunmadığı görev tanımı, log ve imha kayıtlarıyla belirlenmelidir.

Her uyuşmazlık, somut olayın özellikleri ve mevcut deliller doğrultusunda ayrı değerlendirilir. Dosyanız bakımından uygulanabilecek hukuki yolların belirlenmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

İletişime geçin