İşten çıkarıldıktan sonra ilk gün yapılacak en önemli şey tazminat hesabına başlamak değil, fesih tarihini ve işverenin fesih gerekçesini belgelemektir. Çünkü işe iade gibi bazı haklar çok kısa süreye bağlıdır; ücret, kıdem veya yıllık izin alacaklarının hesabı ise hangi fesih sebebinin gerçekten uygulandığına göre değişir.

Önce fesih bildiriminin bir kopyasını alın

İşveren yazılı fesih bildirimi verdiyse belgenin tarihini, fesih sebebini ve tebliğ biçimini kontrol edin. Belge imzalanacaksa imzanın yalnız tebellüğ anlamına gelip gelmediği önemlidir. İşçinin fesih gerekçesini kabul etmediği halde “tüm haklarımı aldım, hiçbir alacağım yoktur” gibi ek beyanlar içeren belgeleri okumadan imzalaması daha sonra ispat sorunu yaratabilir.

İşveren yazılı belge vermiyorsa e-posta, mesaj, işyeri giriş kaydı veya feshi gösteren diğer veriler korunmalıdır. İşten çıkışın hangi gün fiilen gerçekleştiği, işe iade süresi ve ücret hesabı bakımından önemlidir.

SGK işten çıkış koduna bakın ama tek başına ona güvenmeyin

SGK işten ayrılış bildirgesindeki kod, işverenin kuruma bildirdiği fesih nedenini gösterir ve dosyada önemlidir. Ancak kod tek başına feshin hukuken haklı veya geçerli olduğunu kanıtlamaz. Mahkeme gerçek olayları, fesih yazısını, tutanakları ve diğer delilleri birlikte değerlendirir.

Örneğin işveren ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık iddiasıyla çıkış yapmışsa olayın ne olduğu, hangi tarihte öğrenildiği, tutanak veya kamera kaydı bulunup bulunmadığı ve işçinin savunmasının alınıp alınmadığı ayrı ayrı incelenmelidir.

İşe iade ihtimali varsa bir aylık süreyi kaçırmayın

Belirsiz süreli sözleşmeyle çalışan, gerekli kıdem ve işçi sayısı şartlarını taşıyan bir işçi bakımından işe iade gündeme gelebilir. Bu durumda fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulması gerekir. Arabuluculukta anlaşma olmazsa son tutanağın düzenlenmesinden itibaren iki hafta içinde dava açılır.

Bu kısa süre, kıdem veya ihbar tazminatı gibi para alacaklarının zamanaşımıyla karıştırılmamalıdır. “Önce işveren ödeme yapsın, sonra bakarım” yaklaşımı işe iade hakkının kaybedilmesine neden olabilir.

Kıdem tazminatı var mı?

Kıdem tazminatı hakkı yalnız çalışma süresine bakılarak belirlenmez. En az bir yıllık kıdemin yanında iş sözleşmesinin hangi nedenle sona erdiği de önemlidir. İşverenin haklı neden olmadan feshi, bazı işçi fesihleri, emeklilik veya kanundaki diğer özel haller kıdem tazminatı doğurabilir.

İşverenin “haklı nedenle çıkardım” demesi otomatik olarak kıdemi ortadan kaldırmaz. Haklı nedenin gerçekten oluşup oluşmadığı ve işveren tarafından süresinde kullanılıp kullanılmadığı incelenmelidir.

İhbar tazminatı ayrı değerlendirilir

Belirsiz süreli iş sözleşmesinin bildirim süresine uyulmadan feshedilmesi halinde, fesih sebebine göre ihbar tazminatı gündeme gelebilir. Haklı nedenle derhal fesihte ihbar tazminatı doğmaz. Bu nedenle “kıdem varsa ihbar da vardır” veya tam tersi şeklinde otomatik bir bağlantı kurulamaz.

Son bordroda hangi kalemleri kontrol etmelisiniz?

İşten çıkışta yalnız kıdem ve ihbar tazminatına bakmak eksik olur. Ödenmemiş ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, kullanılmayan yıllık izin ücreti, prim ve ikramiye gibi kalemler ayrıca kontrol edilmelidir.

Özellikle yıllık izin bakımından işverenin imzalı izin kayıtları önemlidir. Fazla mesai bakımından bordro, banka ödemeleri, vardiya çizelgeleri, giriş-çıkış kayıtları ve tanıklar dosyanın niteliğine göre kullanılabilir.

İbranameyi hemen imzalamak zorunda değilsiniz

İş ilişkisi sona ererken işçiye “ibraname”, “hesap pusulası” veya “tüm haklarımı aldım” başlıklı belgeler imzalatılabilir. İşçi alacaklarına ilişkin ibra belgelerinin geçerliliği Türk Borçlar Kanununda sıkı şartlara bağlanmıştır. Fesih günü imzalatılan genel bir “hiçbir alacağım yoktur” cümlesi her durumda işverenin bütün borçlarını ortadan kaldırmaz.

Yine de imzalanan belge daha sonra uyuşmazlık konusu olabileceğinden, içeriğini okumadan veya boş alan bırakarak imza atılmaması en güvenli yaklaşımdır.

Delilleri işten ayrıldıktan sonra kaybetmeyin

  • Fesih yazısı ve SGK işten ayrılış bildirgesi,
  • İş sözleşmesi ve ücret bordroları,
  • Banka hesap hareketleri,
  • İzin formları ve çalışma çizelgeleri,
  • İhtar ve savunma yazıları,
  • Hukuka uygun biçimde elde edilmiş işyeri yazışmaları ve e-postalar.

Şirket hesabına erişim kapandıktan sonra delillere ulaşmak zorlaşabilir. Ancak delil toplamak amacıyla işverenin sistemine yetkisiz erişim sağlamak veya gizli verileri hukuka aykırı biçimde almak da doğru değildir.

Arabuluculukta talep kalemlerini eksik bırakmayın

İşçi alacakları ve işe iade uyuşmazlıklarında dava öncesi arabuluculuk önemli bir aşamadır. Arabuluculuk başvurusunda hangi taleplerin uyuşmazlık konusu yapıldığı sonraki dava bakımından önem taşıyabilir. Bu nedenle yalnız “işçilik alacaklarım” şeklinde belirsiz bir başvuru yerine dosyadaki kalemlerin ayrı ayrı belirlenmesi daha güvenlidir.

İşten çıkarıldığınızda ilk gün yapılacak iş, bütün hesabı aynı anda çözmek değildir. Fesih tarihini, fesih sebebini, işe iade süresini ve elde bulunan belgeleri güvence altına almak sonraki bütün taleplerin temelini oluşturur.

İşten çıkarıldıktan sonra hangi belgeler öncelikle incelenmeli?

Fesih bildirimi, SGK çıkış kodu, son bordrolar ve banka ödemeleri hemen saklanmalıdır. İşe iade ihtimali varsa bir aylık süre ayrıca izlenmeli; kıdem, ihbar, izin veya ücret alacakları bakımından hangi kalemlerin gerçekten doğduğu fesih nedenine göre ayrı değerlendirilmelidir.

Kaynaklar4857 sayılı İş Kanunu – Çalışma ve Sosyal Güvenlik BakanlığıDava şartı arabuluculuk – Adalet Bakanlığı

Her uyuşmazlık, somut olayın özellikleri ve mevcut deliller doğrultusunda ayrı değerlendirilir. Dosyanız bakımından uygulanabilecek hukuki yolların belirlenmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

İletişime geçin