Borçlar hukuku geniş bir alan olduğu için önce uyuşmazlığın hangi sözleşme veya hukuki ilişkiden doğduğu belirlenir. Borcun doğumu, ifa zamanı, aykırılık, temerrüt, fesih ve zarar iddiaları aynı dosya içinde birbirinden ayrılarak incelenir.
Borcun kaynağını belirlemek
Yazılı sözleşme bulunmaması her zaman hukuki ilişki olmadığı anlamına gelmez. Teklifler, siparişler, banka hareketleri, teslim kayıtları ve yazışmalar tarafların ne üzerinde anlaştığını gösterebilir.
İfa edilmemesi veya gereği gibi ifa edilmemesi
Bir borcun hiç yerine getirilmemesi ile geç, eksik veya ayıplı ifa edilmesi farklı sonuçlar doğurabilir. Alacaklının ne talep ettiği ve karşı tarafa hangi süre veya bildirimleri yaptığı önemlidir.
Fesih, dönme ve tazminat
Sözleşmenin sona erdirilmesi ile geçmiş döneme ait alacak ve zarar talepleri birlikte değerlendirilir. Fesih hakkının doğup doğmadığı, bildirimin şekli ve zarar hesabının dayanağı dosyanın niteliğine göre değişir.
İspat ve yazılı kayıt
Ödeme dekontları, e-posta, mesaj, teslim tutanağı, fatura ve ihtarlar kronolojik şekilde incelenir. Uyuşmazlığın ticari veya tüketici işlemi niteliğinde olması görevli merci ve usul bakımından ayrıca önem taşıyabilir.
Dava öncesi yol haritası
Bazı dosyalarda önce ihtar veya arabuluculuk, bazılarında icra takibi ya da doğrudan dava daha uygun olabilir. Amaç yalnız işlem başlatmak değil, eldeki delil ve karşı tarafın muhtemel savunması dikkate alınarak doğru yolu seçmektir.
Temerrüt ve ihtar meselesi
Bir borcun vadesinin gelmesi ile borçlunun temerrüde düşmesi her durumda aynı anda gerçekleşmeyebilir. Sözleşmedeki vade, tarafların sonraki yazışmaları ve gönderilen ihtarlar incelenir. Faiz, zarar ve fesih taleplerinin başlangıç noktası bu nedenle doğru kurulmalıdır.
Zarar hesabında beklenti ile gerçek zararı ayırmak
Sözleşme ihlal edildiğinde talep edilen her ekonomik kayıp otomatik olarak karşı tarafa yüklenmez. Zararın gerçekten doğduğu, öngörülebilirlik ve ihlalle bağlantısı gösterilmelidir. Alternatif işlem yapılsaydı doğacak maliyet veya tasarruflar da hesabı etkileyebilir.
Sık karşılaşılan hata
Sözleşmenin yalnız imzalı metnine bakıp tarafların sonradan yaptığı ek anlaşmaları, ödeme planı değişikliklerini veya teslim uygulamasını görmezden gelmek dosyanın gerçek ilişkisini eksik okumaya yol açabilir.
İddia ve savunmayı aynı sözleşme üzerinden test etmek
Bir taraf “borç doğdu” derken diğer taraf “ifa edilmedi” veya “bedel ödendi” diyebilir. Dosya hazırlanırken yalnız kendi iddiamızı değil karşı tarafın muhtemel savunmasını da belgeler üzerinden test ederiz. Sözleşme, teslim ve ödeme kayıtları yan yana konduğunda hangi noktanın gerçekten tartışmalı olduğu ortaya çıkar.
Hangi durumda erken bildirim önemlidir?
Ayıplı veya eksik ifa, gecikme, sözleşmenin feshi veya temerrüt iddiasında karşı tarafa yapılacak bildirimin zamanı ve içeriği sonradan önem kazanabilir. Sorun fark edildiğinde yalnız telefon görüşmesiyle yetinmemek genellikle daha güvenlidir.
Karşılıklı borç ve mahsup iddiaları
Tarafların birbirinden karşılıklı alacakları varsa tek bir borç rakamı üzerinden değerlendirme yapmak yanıltıcı olabilir. Mahsup, avans, iade veya cezai şart iddialarının hangi işleme dayandığı ayrı ayrı gösterilir. Böylece dava veya takipte hangi tutarın gerçekten çekişmeli olduğu ortaya çıkar. Özellikle uzun süreli ticari ilişkilerde dönemsel hesap dökümleri ve açıklamalı banka kayıtları bu ayrımı kolaylaştırır.